Sıfır Atık Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Afet Kaynaklı Atık Yönetim Merkezi, afetlerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla saha araştırmaları, bilimsel yayınlar ve çözüm odaklı planlamalar yürütüyor. Merkez, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi planlanan çalıştayla afet atıklarının yönetiminde ortak akıl ve kurumlar arası iş birliğini geliştirmeyi amaçlıyor.
Afet atıkları için bütüncül yaklaşım
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde gelişen Sıfır Atık yaklaşımı; doğal kaynakların korunması ve çevresel risklerin azaltılmasının yanında afetlere dirençli bir gelecek oluşturulmasını da kapsıyor.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi doğrultusunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Sayın Murat Kurum’un çevre politikalarında öne çıkan sürdürülebilir şehirler, iklim değişikliğine uyum ve kaynak verimliliği hedefleri de afetlerin çevresel sonuçlarını azaltmayı önemli bir çalışma alanı hâline getiriyor.
Merkezin çalışma alanları
Afet Kaynaklı Atık Yönetim Merkezi; deprem, sel, taşkın ve orman yangınlarının ardından oluşan atıkların yönetimine odaklanıyor. Merkez, sahadaki sorunları ve ihtiyaçları belirlemek için araştırmalar gerçekleştirirken bilimsel ve teknik yayınlar hazırlıyor; tespit aşamasından uygulanabilir çözümlerin geliştirilmesine kadar uzanan süreçleri ele alıyor.
“Doğru atık yönetimi afetlere karşı direncin artırılması açısından kritik bir konu”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, atıkların doğru yönetilmesinin özellikle büyük şehirlerde afet risklerini azaltmadaki rolüne dikkat çekti.
“İstanbul gibi nüfus yoğunluğu yüksek, hızlı kentleşmenin ve yoğun yağışların etkilerinin yakından hissedildiği şehirlerde atıkların doğru yönetilmesi büyük önem taşıyor. Atıkların gelişigüzel çevreye bırakılması, yağmur suyu kanallarının ve drenaj sistemlerinin tıkanmasına neden olarak sel ve taşkınların etkisini artırabiliyor. Bu nedenle atık yönetimini yalnızca çevre temizliği meselesi olarak görmemeliyiz. Doğru atık yönetimi; şehirlerimizin afetlere karşı direncinin artırılması, insan sağlığının korunması ve doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliği açısından da kritik bir konu. Afetlerin olumsuz etkilerini azaltmak için yerel yönetimlerden vatandaşlarımıza kadar toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve uygun şekilde toplanıp değerlendirilmesi gerekiyor. Sıfır Atık yaklaşımını şehirlerimizin günlük yaşamına daha güçlü biçimde entegre ederek hem çevresel riskleri azaltabilir hem de daha güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturabiliriz.”
Afetlerin çevresel etkileri için önleyici çalışma
İklim değişikliğinin etkileri, hızlı kentleşme ve doğal kaynaklar üzerindeki baskı, afetlerin yol açtığı çevresel sorunları büyütüyor. Afetlerden sonra ortaya çıkan inşaat ve yıkıntı atıkları, kirlenmiş topraklar, evsel atıklar ve tehlikeli kalıntılar; su ve toprak kirliliği, ekosistem hasarı ve halk sağlığı açısından risk oluşturuyor.
Atıkların kontrolsüz şekilde birikmesi ve yönetilmesi, afet sonrası iyileşmeyi zorlaştırırken doğal kaynakların yeniden kullanılabilme imkânlarını da kısıtlıyor. Merkez, bu meselelerin yalnızca afet sonrasında değil, öncesinde de ele alınması gerektiği yaklaşımıyla hareket ediyor. Atık kaynaklı risklerin tespiti, mevcut yönetim süreçlerinin değerlendirilmesi ve çevresel etkileri azaltacak yöntemlerin geliştirilmesi öncelikler arasında bulunuyor.
Saha araştırmaları ve teknik yayınlar
Merkezin saha çalışmalarıyla afet kaynaklı atık yönetiminde karşılaşılan sorunlar ve ihtiyaçlar ortaya konuluyor. Araştırma sonuçlarının teknik yayınlar ve rehberler aracılığıyla ilgili kurumlar ile yerel yönetimlerin kullanımına sunulması hedefleniyor.
Çalışmalarda afet atıklarının güvenli toplanması, ayrıştırılması, taşınması, geri kazanılması ve bertarafına ilişkin çözüm süreçleri değerlendiriliyor. Uygun atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması ve afet sonrası yeniden yapılanmada ikincil ham maddelerden yararlanılması da döngüsel ekonomi anlayışı kapsamında inceleniyor.
Merkez ayrıca afet yönetiminde sorumluluk üstlenen kurumların çalışmalarını tamamlayacak araştırma, teknik bilgi ve sürdürülebilir atık yönetimi çözümleri geliştirmeye odaklanıyor.
Çalıştayda ortak çözüm yolları ele alınacak
Afet kaynaklı atık yönetimindeki bilgi birikimini artırmak ve çözüm önerilerini ortak bir zeminde değerlendirmek üzere önümüzdeki dönemde çalıştay düzenlenmesi planlanıyor. İlgili kurumlar, uzmanlar, akademisyenler ve diğer paydaşların katılması beklenen çalıştayda sorunlar, ihtiyaçlar ve uygulanabilir çözüm yolları ele alınacak.
Çalıştayın; saha araştırmaları ve teknik çalışmalardan elde edilen bulguların paylaşılmasına, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine ve afet öncesi hazırlık ile afet sonrası iyileşme dönemlerinde sürdürülebilir atık yönetimi uygulamalarının yaygınlaştırılmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.
Sıfır Atık ile afetlere dirençli gelecek hedefi
Afet kaynaklı atıkların yönetimi; çevre kirliliğini önlemenin yanı sıra doğal kaynakları korumak, halk sağlığını gözetmek ve ekonomik kaynakları verimli kullanmak açısından da önem taşıyor. Bu nedenle afet öncesi risk azaltma çalışmaları, afet sırasındaki atık yönetimi ve afet sonrası iyileşme uygulamalarının birbirine bağlı biçimde yürütülmesi gerekiyor.
Sıfır Atık Vakfı bünyesindeki Afet Kaynaklı Atık Yönetim Merkezi, saha araştırmaları, yayın hazırlıkları ve çözüm geliştirme faaliyetleriyle Sıfır Atık ilkelerinin afet yönetiminde daha etkin kullanılmasına katkı sunmayı hedefliyor. Merkezin çalışmalarıyla afet atıklarının çevresel etkilerinin azaltılması, geri kazanım imkânlarının geliştirilmesi ve sürdürülebilir yeniden yapılanma anlayışının güçlendirilmesi amaçlanıyor.