Acemoğlu: Yapay zekâda merkeziyetçilik bir tercih

İstanbul Fintech Week 2026’da konuşan Nobel ödüllü ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu, yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyümeye, olası finansal risklere ve teknolojinin çalışanları tamamlayacak şekilde tasarlanması gerektiğine dikkat çekti.Yapay zekâ...

Acemoglu Yapay zekada merkeziyetcilik bir tercih hakkında haber görseli
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul Fintech Week 2026’da konuşan Nobel ödüllü ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu, yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyümeye, olası finansal risklere ve teknolojinin çalışanları tamamlayacak şekilde tasarlanması gerektiğine dikkat çekti.

Yapay zekâ yatırımları 2032’de 3 trilyon doları aşabilir

Bex Dijital Cüzdan katkılarıyla düzenlenen İstanbul Fintech Week 2026’nın ana sahnesinde yer alan Prof. Dr. Daron Acemoğlu, yapay zekâya yönelen sermayenin olağanüstü seviyelere çıktığını söyledi.

Acemoğlu, “Yapay zekaya aktarılan sermaye miktarı gerçekten dudak uçuklatıcı boyutlara ulaştı; tahminler 2032 yılına gelindiğinde yatırımların birkaç trilyon doları, kuvvetle muhtemel 3 trilyon doları aşacağını gösteriyor. Üstelik bu yatırımlar şirketlerin kârlarından değil, büyük ölçüde borçlanma ve finansal enstrümanlarla finanse ediliyor. Böylesine devasa bir yatırımın karşılığını bulabilmesi ve mantıklı olabilmesi için, muhafazakar bir oranla baktığımızda dahi getirilerin ABD milli gelirinin yaklaşık yüzde 10’una, yani 1 trilyon dolardan fazla, neredeyse 2 trilyon dolara yakın bir büyüklüğe ulaşması gerekir” dedi.

Öncü yapay zekâ laboratuvarları ve modellerinin toplam gelirinin bugün yaklaşık 200 milyar dolar düzeyinde bulunduğunu belirten Acemoğlu, bu gelirlerin önümüzdeki 5-6 yıl boyunca her yıl yüzde 70 ila 80 oranında artması gerektiğini ifade etti.

Yatırım beklentileri yapay zekâ çöküşü riski taşıyor

Prof. Dr. Daron Acemoğlu, “Bu gelirlerin önümüzdeki 5-6 yıl boyunca her yıl yüzde 70 ila 80 oranında büyümesi gerekiyor. Beklenen bu getirilerin gerçekleşmemesi durumunda yatırımcıların geri çekilmesi, yatırımların yarım kalması ve bir yapay zeka çöküşü riski doğabilir. Öte yandan açık ağırlıklı (open-weight) modellerle rekabet gibi faktörler nedeniyle bu getirilerin mevcut liderler tarafından paraya dönüştürülememe riski de var. Eğer bu beklentiler gerçekleşirse, bu kez de elde edilen getirinin en az yüzde 70 veya fazlası sermayeye ve çok dar bir girişimci zümresine aktarılacak; sermaye ile emeğin payında devasa bir dengesizlik ve derin bir eşitsizlik tablosu ortaya çıkacaktır” dedi.

Acemoğlu, yapay zekânın yalnızca ekran başında yürütülen işleri değil, mavi yakalı görevleri de ikame eden bir otomasyon teknolojisi olarak şekillenmesinin ve birkaç büyük şirketin denetiminde merkezi bir yapıya dönüşmesinin kaçınılmaz olmadığını vurguladı.

“Çalışan yanlısı yapay zekâ” çağrısı

Prof. Dr. Daron Acemoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Yapay zekanın doğasında merkeziyetçi ya da salt bir otomasyon aracı olmasını gerektiren hiçbir kural yoktur; bu tamamen bugünkü geliştiricilerin bir tercihidir. İnsan zekası ile makine zekası birbirinden çok farklıdır ve iki şey birbirinden farklı olduğunda onları kullanmanın en doğal yolu birbirlerini tamamlayıcı şekilde bir araya getirmektir. Bizim ‘çalışan yanlısı yapay zeka’ (pro-worker AI) anlayışına yönelmemiz, teknolojiyi insan emeğini devre dışı bırakmak yerine çalışanlara yeni görevler, yeni zihinsel yetkinlikler ve yeni karar alma olanakları sunacak biçimde geliştirmemiz gerekiyor.”

Türkiye için fırsat uygulama katmanında

Gelişmekte olan ülkeler açısından bu dönüşümün anlamını değerlendiren Acemoğlu, otomasyonun bu ekonomilerin kalkınması ve değer zincirinde yükselmesi açısından kritik olan insan emeğini devre dışı bırakmasının süreci zorlaştırabileceğini söyledi.

“Otomasyon, gelişmekte olan ekonomilerin hızlı ekonomik kalkınma başlatmasını ve değer zincirinde yukarı tırmanmasını sağlayan kritik kaynak olan insan emeğini devre dışı bırakırsa bunu çok daha zor hale getirecektir. Elbette Türkiye, Endonezya, Meksika veya Brezilya gibi ülkelerin gereken devasa finansal kaynaklar nedeniyle Anthropic veya OpenAI gibi küresel devlerle temel model katmanında rekabet etmesi beklenemez. Ancak yapay zekada asıl geride kaldığımız alan ‘uygulama katmanı’dır.

Başarılı uygulamalar temel modellerdeki gibi katı bir merkeziyetçilikle değil, çok daha dağıtık ve merkeziyetsiz bir yapıda inşa edilecektir. Yatırımlar ve kaynaklar uygulama katmanına yöneldikçe, yapay zekanın dünyaya çok daha dengeli yayılma imkânı doğacaktır. İşte tam da bu noktada; Türkiye gibi ülkeler için çok ciddi fırsatlar bulunuyor. İnsan yaratıcılığının en iyi şekilde serpileceği alan olan inovasyon yanlısı yaklaşımla ve çalışanları tamamlayan uygulamalar geliştirerek bu dönüşümde güçlü bir yer edinmek mümkündür.” diye konuştu.

İstanbul Fintech Week 2026 programı

5 Ekim’de Sürdürülebilir Finans Zirvesi ile başlayan etkinliğin 6–7 Ekim ana programı, 7 Ekim Çarşamba günü Dijital Bankacılık ve Dijital Varlıklar zirveleriyle sürecek.

Dijital bankacılık zirvesi

  • Redefining the Bank: The Rise of Composable Banking and Open Architectures Anna Maj, BRIDGE API CEO’su
  • The Intelligent Bank: Reinvention or Disruption? Şebnem Dağ Güven, Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı; Hüseyin Demirhisar, bunq Global Operasyonlar Başkanı
  • Europe’s Payments Rulebook: Regulation, Innovation and the Future of Digital Banking Elie Beyrouthy, Avrupa Ödeme Kuruluşları Federasyonu (EPIF) Yönetim Kurulu Başkanı
  • The Digital Bank: Born or Built? Javid Mirzayev, Kapital Bank Birinci CEO Yardımcısı ve Bir ecosystem Fintech CEO’su; Ludwig Mallia, Bank of Valletta İnovasyon Başkanı
  • Who Owns the Rails? Local Card Schemes and Payment Sovereignty Cengiz Değirmenci, TROY Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı; Hugo Araújo, Avrupa Kart Ödemeleri Birliği (ECPA) Başkanı ve SIBS Yönetim Kurulu Üyesi
  • Beyond Borders: Building the New Infrastructure of Global Finance Reece Merrick, Ripple Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü; Onur Güven, Garanti BBVA Kripto CEO’su; Dea Markova, Fireblocks Politika Direktörü

Dijital varlıklar: Tokenizasyon ve stablecoin’ler

  • What Is Next in Tokenization Mustafa Kemal Akıllıoğlu, Rudiq Kurucu Ortağı ve CEO’su; Dr. Ian Gauci, GTG Yönetici Ortağı
  • Building Institutional Trust in Digital Assets Elias Kokaly, TRM Labs Stratejik Hesaplar Başkanı
  • Bank-Led Tokenization: From Infrastructure to Institutional Adoption Dr. Arzu Neşe Bakkaloğlu, İş Dijital Varlık Teknolojileri A.Ş. COO’su
  • From Blockchain Data to Action: Risk, Crime and Compliance Günay Faruk Özer, Chainalysis Türkiye ve Orta Asya Ülke Müdürü

C-suite yuvarlak masa toplantısı

Dijital Varlıklar ve Dijital Bankacılık başlıklarında, kapalı C-Suite yuvarlak masa toplantıları da düzenlenecek.

Tarih ve mekân: 5–7 Ekim 2026 | Ana zirve programı: 6–7 Ekim 2026 | Hilton İstanbul Maslak

Acemoğlu: Yapay zekâda merkeziyetçilik bir tercih
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Borsa ve Hisse Senedi Haberleri 2027 ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

BBAI ile Sohbet Et

BBAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Merhaba, Ziyaretçi 👋

Bugün nasıl yardımcı olabilirim?

Ekonomi Haberleri Acemoğlu: Yapay zekâda merkeziyetçilik bir tercih

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir