Norveç Varlık Fonu’nun Türkiye’de sermaye piyasası soruşturmalarıyla ilişkilendirilen 10 şirkette yaklaşık 208 milyon dolarlık yatırım taşıdığı ortaya çıktı. Gelişme, fonun yatırım seçimleri ve denetim süreçlerine ilişkin şeffaflık tartışmasını yeniden gündeme getirdi.
Türkiye portföyünün yüzde 10’u riskli hisselerdeydi
Norges Bank Investment Management’ın (NBIM) 30 Haziran 2026 tarihli verilerine göre, fonun söz konusu 10 şirketteki hisse yatırımları yaklaşık 208 milyon dolara ulaşıyordu. Bu miktar, aynı tarihte yaklaşık 2,2 milyar dolar olan Türkiye hisse senedi portföyünün yüzde 10’una denk geliyordu.
Portföyde Destek Finans Faktoring, Odine Solutions ve Tera Grubu bünyesindeki bazı şirketler de bulunuyordu. Fon krizinin ardından başlatılan soruşturmalar ve borsada yaşanan sert satışlar, bu şirketlerin hisselerinde ciddi değer kayıplarına neden oldu.
Yatırım kararlarının gerekçesi sorgulanıyor
Fon yönetimi kesin zarar tutarını açıklamadı. Ekonomim yazarı Ruhi Sanyer ise değerlendirmesinde, “1,85 trilyon doları yöneten bir fon için rakam önemli olmayabilir ama gelişmekte olan bir piyasada “köylü kurnazları” tarafından “çırak çıkartılmak” pek de kolay sineye çekilebilecek bir olay olmasa gerek” ifadelerini kullandı.
Sanyer, hisse yatırımlarında zarar edilmesinin olağan olduğunu belirterek asıl açıklığa kavuşturulması gereken konunun, dünyanın en büyük kurumsal yatırımcılarından birinin bu şirketleri hangi analizlerle portföyüne dahil ettiği olduğunu vurguladı.
- Şirketlerin finansal performansı, büyüme beklentileri ve borsa fiyatlarının kararlardaki ağırlığı araştırılmalı.
- Türkiye’deki piyasa aktörleri ile fon adına yatırım kararı alan yöneticiler arasındaki ilişkiler incelenmeli.
- Karar alma süreçleri kamuoyuna karşı şeffaf biçimde ele alınmalı.
Fon yönetimi kendisini mağdur olarak tanımladı
Türkiye’deki yatırım fonu krizinin ardından pozisyonlarını ve dış portföy yöneticilerini incelemeye alan Norveç Varlık Fonu yönetiminden de açıklama geldi.
Fonun CEO Yardımcısı Trond Grande, 22 Ekim’de yaptığı açıklamada, piyasadaki manipülasyon iddialarından etkilenen yatırımcılar arasında yer aldıklarını belirterek, “Fail olmaktan çok mağdur durumundayız” dedi.
Grande, Türkiye’deki yatırımların yeniden değerlendirildiğini açıkladı ancak incelemenin sonuçları veya olası portföy değişiklikleri hakkında ayrıntı vermedi.
Şeffaflık talebi genişliyor
Ruhi Sanyer, incelemenin yalnızca hisse fiyatlarındaki düşüşün nedenlerine odaklanmaması gerektiğini savundu. Sanyer, fonun CEO’su Nicolai Tangen’in uluslararası şirket yöneticilerine karşı sergilediği sorgulayıcı tutumun, kurumun kendi yatırım tercihleri için de uygulanmasını istedi.
Yazarın dikkat çektiği temel soru ise şöyle:
“Asıl mesele, bu hisselerin baştan neden tercih edildiği. Dünyanın en büyük fonlarından biri, milyarlarca dolarlık portföy yönetirken bunun gibi çöp hisseleri hangi yatırım teziyle seçtiğini kamuoyuna anlatmalı.”