İngiliz enerji şirketi BP, küresel enerji piyasalarındaki oynaklık ve rafineri marjlarının güçlenmesiyle üçüncü çeyrekte analist tahminlerini aşan sonuçlara ulaştı. Şirketin kârı, geçen yılın aynı çeyreğine göre yaklaşık dört kat yükseldi.
BP’nin kârı beklentiyi geride bıraktı
BP, üçüncü çeyrekte 8,5 milyar dolar düzeltilmiş yenileme maliyeti kârı (underlying replacement cost profit) açıkladı. Net kâra yakın bir performans göstergesi olarak değerlendirilen bu sonuç, LSEG tarafından derlenen analist beklentisi olan 6,19 milyar doların belirgin biçimde üzerinde gerçekleşti. Şirketin geçen yılın aynı dönemindeki kârı 2,2 milyar dolar olmuştu.
Rafineri marjları sonuçlara katkı sağladı
Güçlü bilanço performansında, doğal gaz ve pazarlama operasyonlarındaki ticaret faaliyetlerinin yanı sıra rafinaj marjlarındaki kayda değer artış da rol oynadı.
Ham petrolün benzin, motorin ve diğer petrol ürünlerine çevrilmesinden elde edilen geliri gösteren rafineri marjları, dünya genelinde yükseldi. Ukrayna’dan Orta Doğu’ya kadar uzanan bölgelerde yaşanan çatışmalar bazı rafinerilerde üretim kesintilerine ve tesis hasarlarına neden olurken, küresel akaryakıt arzını da daralttı.
Arz koşullarındaki sıkılaşma, petrol ürünlerinin ham petrole göre daha yüksek fiyatla işlem görmesini sağladı ve rafineri şirketlerinin kârlılığını destekledi. Enerji sektörünün önemli şirketlerinden Shell de Perşembe günü yaptığı açıklamada rafineri marjlarının tarihsel açıdan yüksek seviyelere çıktığını bildirdi.
Nakit akışı yükseldi, net borç azaldı
BP’nin finansal sonuçlarındaki toparlanma, nakit üretimi ve borçluluk verilerine de yansıdı.
Şirketin yılın ilk dokuz ayında faaliyetlerinden elde ettiği nakit akışı 28,55 milyar dolara ulaştı. Bu tutar, 2025’in aynı döneminde 16,89 milyar dolar seviyesindeydi.
Net borçta da düşüş görüldü. İlk dokuz ayın sonunda 13,87 milyar dolara inen net borç, geçen yılın aynı döneminde 26,05 milyar dolar olarak açıklanmıştı.
Meg O’Neill enerji piyasalarını değerlendirdi
BP Üst Yöneticisi (CEO) Meg O’Neill, ticaret akışlarında yaşanan kesintiler ve dalgalanmalar nedeniyle enerji piyasalarının hareketli bir süreçten geçtiğini söyledi.
O’Neill, enerji sektörünün mevcut şartlara uyum sağlamak üzere önemli adımlar attığını belirterek rafinerilerin arz açığını telafi etmek için kapasiteye yakın çalıştığını, deniz taşımacılığında ise daha uzun ve alternatif güzergâhların kullanıldığını ifade etti.
O’Neill ayrıca stratejik ve ticari petrol rezervlerinden gerçekleştirilen salımların küresel arz açığının kapatılmasına katkı sunduğunu vurguladı.