Fransa’da kamu borcu, yükselen tahvil getirileri ve siyasi anlaşmazlıklar mali görünüm üzerindeki baskıyı artırırken, ekonomistler ülkenin sorunlarının Avrupa geneline yayılabilecek riskler taşıdığı uyarısında bulunuyor. Hükümetin 2027 bütçesini geçirme çabası ve 43 milyar euroluk mali düzenleme paketi piyasaların odağında.
Artan borç ve faiz yükü baskıyı büyütüyor
Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman, Fransa’nın mevcut mali politikalarının uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirtti. Kamu borçlarına ilişkin faiz giderlerinin hızla yükseldiğini söyleyen Krugman, yüksek bütçe açığı ile borcun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranındaki artışın mali görünümü zorlaştırdığını ifade etti.
Krugman, nüfusun hızla yaşlanmasını ve emeklilik yaşının görece düşük kalmasını da temel yapısal sorunlar arasında gösterdi. Avrupa’da 2009-2012 dönemindeki egemen borç krizini hatırlatan ekonomist, Fransa’nın euroya bağlı yapısı nedeniyle güven kaybının ciddi sonuçlar yaratabileceğini söyledi. Fransa’nın 10 yıllık devlet tahvili getirilerinin 2002’den bu yana en yüksek seviyeye çıkması, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) müdahalesini güçleştirebilecek bir tabloya işaret ediyor.
Trichet siyasi uzlaşmaya, Fitch mali disipline dikkat çekti
ECB’nin eski Başkanı Jean-Claude Trichet, CNBC’ye yaptığı açıklamada, Fransa’nın finans piyasalarındaki güvenilirliğini yeniden kazanması için siyasi uzlaşmanın şart olduğunu belirtti. Trichet, istikrarsızlığın derinleşmesi halinde Avrupa İstikrar Mekanizması ve ECB’nin İletim Koruma Aracı (TPI) gibi mekanizmaların kullanılabileceğini, ancak bunun için Fransız hükümetinin sorumluluklarını yerine getirerek gerektiğinde resmî yardım talep etmesi gerektiğini kaydetti.
Fitch Ratings, bütçe açığını düşürmeyi amaçlayan 43 milyar euroluk paketin kabul edilmemesi halinde tahvil piyasalarında sert dalgalanmalar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Fitch’in Batı Avrupa kredi notlarından sorumlu yöneticisi Federico Barriga-Salazar, Bloomberg’e yaptığı değerlendirmede temel sorunun finansman değil, maliye politikası ve kamu borcunun sürdürülebilirliği olduğunu söyledi. Binlerce öğrencinin eğitim kaynaklarının yetersiz olduğu gerekçesiyle düzenlediği protestolar da hükümet üzerindeki baskıyı artırıyor.
Yunanistan’dan daha geniş etkili bir risk uyarısı
Commerzbank Başekonomisti Joerg Kraemer, Fransa’nın kamu borcundan kaynaklanan risklerinin geçmişte euro bölgesini sarsan Yunanistan krizinden daha büyük olabileceğini belirtti. Euro bölgesinde kamu borcunun GSYH’ye oranının 2009’da ortalama yüzde 80’den bugün yaklaşık yüzde 90’a çıktığını söyleyen Kraemer, Fransa’daki olası bir krizin daha geniş sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Bununla birlikte, ECB’nin tahvil alım araçları, daha güçlü kurumlar ve bankaların önceki dönemlere göre sağlamlaşan sermaye yapıları riskleri sınırlayabilir. Kraemer, şu aşamada güçlü bir bulaşma etkisi beklemediklerini, ancak olumsuz senaryo ihtimalinin arttığını kaydetti.
Fransa Hazinesi 15 Ekim’de borçlanacak
Fransa Hazinesi, 15 Ekim 2026’da düzenleyeceği ihalede nominal ve enflasyona endeksli tahvillerle 10,75 milyar euro ile 13,25 milyar euro arasında borçlanmayı hedefliyor. Bu tutar yaklaşık 12,05 milyar dolar ile 14,86 milyar dolar aralığına karşılık geliyor. Nominal tahvillerde 10 milyar euro ile 12 milyar euro, enflasyona endeksli tahvillerde ise 750 milyon euro ile 1,25 milyar euro arasında satış planlanıyor. İhalede 25 Şubat 2031 vadeli, yüzde 2,70 kuponlu OAT; 25 Kasım 2031 vadeli, sıfır kuponlu OAT; 25 Şubat 2032 vadeli, yüzde 3,25 kuponlu OAT ve 25 Kasım 2033 vadeli, yüzde 3,50 kuponlu OAT sunulacak. Tahvillerin valör tarihi 19 Ekim 2026 olacak. Bütçenin parlamentodan geçip geçmeyeceği ve 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki siyasi gelişmeler, ülkenin mali görünümü açısından belirleyici olacak.