Küresel piyasalarda güçlenen satış baskısı, altın fiyatını Temmuz ayından bu yana ilk kez 4.000 dolar seviyesinin altına taşıdı. Ons altın Cuma günü 3.986 doları test ederken haftalık kayıp yüzde 3,3 oldu; gram altın da haftalık bazda yüzde 3’ü aşan düşüşle 6.384 TL’ye indi.
Altın tarihi zirvesinden yüzde 20’den fazla geriledi
Ocak ayında 5.400 doların üzerine çıkarak rekor seviyeye ulaşan altın, zirvesinden bu yana yüzde 20’yi aşan değer kaybı yaşadı. Düşüşte faiz beklentilerindeki değişim, yapay zekâ sektörüne yönelik kaygılar ve yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesi etkili oldu.
Faiz görünümü değerli metali baskılıyor
Piyasalarda faiz indirimleri yerine faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği ya da yeniden artırılabileceği beklentisinin güçlenmesi, altının yatırım cazibesini zayıflatıyor. Getiri üretmeyen altın, faiz geliri sağlayan araçların tercih edildiği dönemlerde baskı görebiliyor.
Tahvil getirileri düşmesine rağmen altının gerilemesi ise dikkat çekiyor. Berenberg analistleri, bu ölçekteki ayrışmanın geçmişte en son Aralık 2008’de yaşandığına işaret etti.
4.000 doların altındaki seyir yakından izleniyor
Altının 4.000 dolar seviyesinin altında kalıcı hâle gelmesi, altın borsa yatırım fonlarından (ETF) çıkışları hızlandırabilir. Bu ihtimalin altın madenciliği hisselerinde de satış baskısını artırabileceği belirtiliyor. Nitekim sektördeki hisseler sert düşerken BHP ve Rio Tinto hisseleri yüzde 8’i aşan kayıplar yaşadı.
CME Group Başekonomisti Erik Norland, değerli metaller üzerindeki baskının başlıca nedenlerinden birinin piyasa beklentilerinin faiz indirimi ihtimalinden faiz artışı olasılığına kayması olduğunu söyledi. Faizlerin yüksek kalması, düzenli getiri sunmayan altına yönelik talebi sınırlayabiliyor.
Dünya Altın Konseyi Kıdemli Piyasa Stratejisti John Reade de yüksek faizlerin altını yatırımcılar için daha az çekici kıldığını belirtti. Reade, enerji fiyatlarındaki artışın tüketicilerin altın alımına ayırabileceği bütçeyi azaltabileceğine dikkat çekti.
Merkez bankalarının alımları devam ediyor
Fiyatlardaki düşüşe karşın merkez bankalarının altın talebi güçlü kalmayı sürdürüyor. Derlenen verilere göre merkez bankalarının alımları, Eylül ayında Kasım 2024’ten bu yana görülen en yüksek aylık düzeye çıktı.
Bütçe açıkları, jeopolitik riskler, enflasyon kaygıları ve merkez bankalarının alımları altını destekleyen unsurlar arasında bulunuyor. Faiz beklentileriyle artan enerji maliyetleri ise yatırımcı talebini zayıflatabiliyor.
İlerleyen dönemde altının yönünü; faiz politikalarına dair beklentiler, merkez bankalarının alımları ve yatırımcıların fon tercihleri belirleyecek.