Bankacılık sektörü yılın ilk sekiz ayında 676,3 milyar TL net kâra ulaşırken, Borsa İstanbul’da işlem gören 13 banka arasındaki değerleme farkı büyüdü. Beş bankanın piyasa değeri, bilançolarındaki özkaynakların altında kaldı.
Bankaların kârlılığı güçlü seyrini korudu
Sektörün ilk sekiz aydaki toplam kârında faiz gelirleri, kredi hacmi, menkul kıymet getirileri ve aktif-pasif yönetimi etkili oldu. Ancak yüksek kârlılığa rağmen bankaların borsadaki değerlemelerinde aynı ölçekte yükseliş görülmedi.
Özellikle bazı bankaların piyasa değerinin özkaynak seviyesinin altında kalması, yatırımcıların bankacılık hisselerine temkinli yaklaştığını gösterdi.
Beş banka defter değerinin altında işlem görüyor
Borsa İstanbul’da işlem gören 13 banka içinde beş şirketin PD/DD olarak ifade edilen piyasa değeri/defter değeri oranı 1’in altında bulunuyor. Bu oran, piyasa değerinin bilançodaki özkaynaklardan düşük olduğunu gösteriyor. Ancak PD/DD’nin 1’in altında olması, tek başına hissenin ucuz olduğu anlamına gelmiyor.
| Banka | PD/DD durumu |
|---|---|
| TSKB | 0,55 ile en düşük çarpan |
| VakıfBank | 0,95 ile iskontolu bölge |
| Enpara Bank | 23,74 ile en yüksek çarpan |
TSKB, 0,55 PD/DD oranıyla en düşük çarpana sahip banka oldu. İş Bankası (C), Albaraka Türk ve Şekerbank da özkaynaklarının altında işlem gören bankalar arasında yer aldı.
Değerlemelerde geniş fark oluştu
Bankacılık hisselerinde piyasa değerlemeleri arasında belirgin bir makas bulunuyor. Bazı bankalar özkaynaklarının altında fiyatlanırken, bazıları defter değerinin oldukça üzerinde işlem görüyor.
Enpara Bank, 23,74 PD/DD oranıyla en yüksek çarpana sahip banka olarak öne çıktı. Bu oran, bankanın piyasa değerinin özkaynaklarına kıyasla oldukça yüksek seviyede fiyatlandığına işaret ediyor.
Yatırımcıların banka hisselerini değerlendirirken yalnızca PD/DD oranına odaklanmadığı; kârlılık, özkaynak kârlılığı, aktif kalitesi, sermaye yeterliliği, kredi büyümesi ve gelecek büyüme beklentilerini de dikkate aldığı belirtiliyor.
Halkbank için sermaye artışı planı
Son bir yıllık performansta Halkbank öne çıktı. Banka hisseleri bu dönemde yüzde 70,63 değer kazandı.
Halkbank’ın sermayesinin 7,18 milyar TL’den 8,98 milyar TL’ye yükseltilmesi planlanıyor. İkincil halka arz yöntemiyle yapılması öngörülen sermaye artışı için Sermaye Piyasası Kurulu’nun onayı bekleniyor.
Banka, yılın ilk yarısında 17,7 milyar TL net kâr açıkladı. Böylece net kâr, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 arttı.
VakıfBank iskontolu işlem görüyor
VakıfBank hisseleri son bir yılda yüzde 35,7 yükselmesine karşın 0,95 PD/DD oranıyla özkaynaklarına göre iskontolu bölgede bulunuyor. Bankanın yılın ilk yarısındaki net kârı 33,7 milyar TL oldu.
VakıfBank’ın hisse fiyatını desteklemek amacıyla eylül ayında gerçekleştirdiği geri alım işlemleri de yatırımcıların izlediği gelişmeler arasında yer aldı.
TSKB’den 200 milyon euroluk finansman
TSKB, 0,55 PD/DD oranıyla özkaynaklarına göre en düşük piyasa değerine sahip banka olarak öne çıktı.
Banka, Dünya Bankası ile yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanında kullanılmak üzere 200 milyon euroluk kredi anlaşması imzaladı. Finansmanın, yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklemesi ve sürdürülebilir finansman kaynaklarını artırması bekleniyor.
TSKB’nin yılın ilk altı ayındaki net kârı 5,82 milyar TL olarak gerçekleşti.
Düşük PD/DD tek başına yeterli değil
Bir bankanın özkaynaklarının altında işlem görmesi, hissede iskontoya işaret edebilir; ancak yatırım kararında finansal yapının bütün olarak incelenmesi gerekiyor.
Kredi kalitesi, takipteki krediler, karşılık giderleri, net faiz marjı ve sermaye yeterliliği, bankacılık hisselerinin performansını etkileyen başlıca göstergeler arasında yer alıyor. Bu nedenle düşük PD/DD oranı, tek başına hissenin yükseleceği anlamına gelmiyor; piyasa bankaların gelecekteki kârlılık ve büyüme potansiyelini de fiyatlıyor.
Yıl sonu sonuçları izlenecek
Ağustos itibarıyla 676,3 milyar TL’ye ulaşan sektör kârı güçlü finansal performansa işaret ederken, hisseler arasındaki değerleme ayrışması gündemdeki yerini koruyor.
Yılın kalan bölümünde faiz politikası, kredi büyümesi, mevduat maliyetleri ve aktif kalitesindeki gelişmelerin kârlılık üzerindeki etkisi takip edilecek. Bankaların finansal sonuçları ile piyasa değerlemeleri arasındaki farkın nasıl değişeceği, sektör hisselerinin seyri açısından önem taşıyor.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.