SPK’nin 17 Eylül 2026’da tasfiyesine karar verdiği 131 yatırım fonuyla ilgili 9 maddelik kanun teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin yatırımcı haklarını koruyacağını ve süreçte kamu kaynağı kullanılmayacağını açıkladı.
Yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme
Mecliste gazetecilere açıklama yapan Güler, tasfiye işlemleri için özel bir hukuki çerçeve oluşturulacağını söyledi. Teklifin dördüncü maddesi, fonların tüm varlıkları nakde çevrilmeden yatırımcılara ara ödeme yapılabilmesine imkân tanıyor.
Ödemeler, yatırımcıların fiilî nakit giriş ve çıkışlarından hesaplanacak net yatırım tutarı esas alınarak yapılacak. Belirlenen şartlar kapsamında 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme gerçekleştirilebilecek. Ancak Güler, bu tutarın tüm yatırımcılara koşulsuz ve peşin biçimde verilecek bir ödeme olmadığını, nihai tazminat niteliği taşımadığını belirtti.
Dağıtılabilir nakdin yetersiz kalması halinde mevcut kaynağın fon pay sahipleri arasında dağıtılması ve mümkün olan en fazla sayıda yatırımcıya ödeme yapılması için SPK’ye yetki verilmesi planlanıyor.
Tasfiyede kamu kaynağı kullanılmayacak
Güler, işlemlerin yalnızca fonların kendi varlıkları üzerinden yürütüleceğini vurguladı. Güler, “Ne Hazineden bir katkı ne de başka bir kamu kaynağı bu süreçte kullanılacaktır” ifadelerini kullandı.
Tasfiye kapsamında fonların mevcut teminatları, menkul ve gayrimenkul varlıkları, hisse senetleri, tahvilleri ve diğer mal varlıkları değerlendirilecek.
Haksız kazançların tahsilatında TMSF görev alacak
Teklifin beşinci maddesiyle fon varlıklarından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri alınması ve sorumlulardan tahsil edilmesi amaçlanıyor. Gerçeğe aykırı değerler üzerinden fonlardan çıkarak ya da yapay biçimde fiyatlandırılan paylardan olağan piyasa koşullarının üzerinde kazanç elde eden kişilere, objektif emsal getiriyi aşan kısmı gönüllü iade etme imkânı tanınacak.
Fon zararlarından ilk olarak kurucu portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Tahsilatın bu şirketten gerçekleştirilememesi durumunda, sorumluluğu belirlenen diğer gerçek ve tüzel kişilere de başvurulabilecek. SPK’nin belirlediği tutarların izlenmesi ve tahsili TMSF tarafından yapılacak; işlemlerde kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak.
El konulan varlıklar ilgili fonlara aktarılacak
Teklifin altıncı maddesi, ceza soruşturmalarında el konulan veya yargılama sonunda müsadere edilen mal varlıklarının değerlerinin yatırımcılar için geri kazanılmasını öngörüyor.
Fonla hukuki bağlantısı belirlenen varlıklardan sağlanan tutarlar, TMSF bünyesinde her fon için ayrı hesaplarda izlenecek. Bu kaynaklar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi kapsamında yatırımcılara yapılacak ödemelerde kullanılabilecek. Tasfiye tamamlandıktan sonra geri kazanılan tutarların da belirlenen yöntemle hak sahiplerine dağıtılması planlanıyor.
Suça karışanlar gönüllü iade kapsamı dışında
Güler, piyasa dolandırıcılığı ve bilgi suistimali gibi suçları işleyenlerin veya bu kişilere iştirak ettiği belirlenenlerin gönüllü iade mekanizmasından yararlanamayacağını söyledi.
“Suç işleyenin, suistimal yapanın bu kanunun sağladığı ödeme imkânlarından faydalanması asla ve kata mümkün değildir” diyen Güler, hukuka aykırı işlemlerden doğan sorumluluğun ilgili kişilere yöneltileceğini belirtti.
Fon varlıklarının değer kaybı önlenecek
Teklifin üçüncü maddesiyle tasfiyenin SPK’nin sıkı gözetim ve denetimi altında yapılması düzenleniyor. MKK, Takasbank, saklama ve dağıtım kuruluşlarının kayıtları karşılaştırılarak her fonun gerçek mal varlığı ile hak sahipleri tespit edilecek.
Fon portföylerinin aceleyle satılması ve bu nedenle değer kaybetmesi önlenecek. İhtiyaç halinde SPK’nin kararı ve denetimiyle hâkim ortağa satış hakkı, toptan satış, özel emir, geçici farklı fiyat marjı ve borsa dışı satış yöntemleri uygulanabilecek.
131 fonun toplam fonlar içindeki payı yüzde 4,6
Güler, tasfiye kapsamındaki fonların sermaye piyasalarının tamamını temsil etmediğini ifade etti. Sorunlu fonların toplam portföy büyüklüğünün hane halkının finansal varlıklarının yüzde 2,4’üne karşılık geldiğini belirten Güler, 131 fonun toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını oluşturduğunu açıkladı.
Sorunun piyasaların sınırlı bir bölümünde yaşandığını savunan Güler, “Üstüne gideceğiz, kararlılıkla mücadele edeceğiz, bu virüsü bünyeden söküp atacağız” dedi.
Fon soruşturmasında 85’in üzerinde gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda şimdiye kadar 85’in üzerinde gözaltı işlemi yapıldığını ve tutuklamaların gerçekleştiğini açıklayan Güler, Sermaye Piyasası Kanunu’ndaki piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı hükümleriyle Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerinin uygulandığını söyledi.
Cumhurbaşkanının görevlendirmesiyle Devlet Denetleme Kurulunun da inceleme yürüttüğünü belirten Güler, ihmali veya sorumluluğu bulunan kişilerin belirlenmesinin amaçlandığını ifade etti. Güler, soruşturmaların kimlere uzandığına bakılmadan sürdürüleceğini belirterek, “Kim bu olaylara karışmışsa ve eylemleriyle bir suç işlemişse gereği sonuna kadar yapılacaktır” dedi.
Teklif gelecek hafta komisyon gündeminde
Güler, 9 maddelik teklifin gelecek hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda ele alınmasının beklendiğini söyledi. Görüşmelerin çarşamba veya perşembe günü yapılabileceğini belirten Güler, kesin planlamanın komisyon başkanlığı tarafından oluşturulacağını ifade etti.
Teklifin sonraki haftalarda TBMM Genel Kurulu gündemine getirilerek yasalaştırılması hedefleniyor.