Ticaret Bakanlığı, şirketlerin sermaye kaybı ve borca batıklık değerlendirmelerinde uygulanan geçici istisnaların süresini bir yıl daha uzattı. 10 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme, belirli kur farkı zararları ile geçmiş dönem giderlerinin hesaplamaya alınmamasını sürdürüyor.
Hangi kalemler hesaplamaya dahil edilmeyecek?
Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 376’ncı maddesi kapsamındaki uygulamaya göre, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi borç ve yükümlülüklerden kaynaklanan kur farkı zararlarının tamamı sermaye kaybı veya borca batıklık hesaplamalarının dışında tutulacak.
Bunun yanı sıra 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralama giderleri, amortismanlar ve personel giderleri toplamının yarısı, yani %50’si, sermaye yeterliliği değerlendirmesine dahil edilmeyecek.
Düzenleme şirketlere ne sağlayacak?
Geçici muafiyet; döviz yükümlülükleri ve pandemi döneminde oluşan maliyetler nedeniyle sermaye kaybı ya da borca batıklık sınırına yaklaşan şirketlere ek hareket alanı sunuyor. Hesaplamaya alınmayan kalemler sayesinde şirketler, acil sermaye artırımı baskısı olmadan finansal süreçlerini yönetebilecek ve faaliyetlerini sürdürmeye odaklanabilecek.
| Kalem | Hesaplamadaki uygulama |
|---|---|
| Henüz ifa edilmemiş yabancı para borçlarından doğan kur farkı zararları | Tamamı hesap dışında |
| 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralama, amortisman ve personel giderleri | Toplamın %50’si hesap dışında |
Muafiyet borçları ortadan kaldırmıyor
Düzenleme, şirketlerin mevcut borçlarını veya bilançolarında yer alan gerçek zararları silmiyor. Uzmanların vurguladığı üzere, yalnızca yasal hesaplama kriterlerinde geçici bir istisna getiriliyor. Uygulamanın temel amacı, şirketlerin operasyonel sürekliliğini korumalarına ve finansal yapılarını güçlendirmeleri için ek süre kazanmalarına imkân sağlamak.