VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, İstanbul Finans Merkezi’nin Türkiye’nin finansal kapasitesini ve ülkeye duyulan güveni yansıttığını belirterek, bankanın güçlü finansman kapasitesiyle yatırımı, üretimi, ihracatı ve istihdamı desteklemeye çalıştığını söyledi.
İstanbul Finans Merkezi vurgusu
Akit Medya Grubu’nun düzenlediği ‘Ekonomi ve Finansta Milli Vizyon Zirvesi’nde konuşan Osman Arslan, bankalar, finans kuruluşları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın aynı ekosistemde bulunmasının İstanbul’un finans merkezi niteliğini güçlendirdiğini ifade etti.
Arslan, “Kıymetli katılımcılar, hepinize teşekkür ediyorum. Finansın kalbine, İstanbul Finans Merkezi’ne, VakıfBank’a her biriniz hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” dedi.
İstanbul Finans Merkezi’nin küresel finansın çekim noktalarından biri olma yolunda ilerlediğini belirten Arslan, bunun Türkiye’nin finans alanındaki kapasitesinin ve ülkeye yönelik güvenin önemli göstergelerinden olduğunu kaydetti.
VakıfBank’ın orta vadeli program doğrultusunda reel ekonominin ihtiyaçlarına kaynak sunmak için çalıştığını aktaran Arslan, “VakıfBank olarak biz de güçlü finansman kapasitemizle yatırımı, üretimi, ihracatı ve istihdamı desteklemeye gayret ediyoruz. Orta vadeli programımız doğrultusunda reel ekonominin ihtiyaçlarına yönelik kaynak sağlamaya var gücümüzle çalışmaktayız” ifadelerini kullandı.
“Geleceğin bankacılığı dijital hız ile şube uzmanlığını birleştirmeli”
Bankacılık sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arslan, yapay zeka, veriler, dijital kanallar, açık bankacılık ve yeni nesil ödeme sistemlerinin öne çıkan başlıklar olduğunu söyledi.
Türkiye’de 129 milyonu aşkın aktif dijital bankacılık kullanıcısı bulunduğunu belirten Arslan, yalnızca bu yılın ilk yarısında mobil kanallar üzerinden 5.3 milyar adedi aşan işlem gerçekleştirildiğini ve 110 trilyon liranın üzerinde hacme ulaşıldığını açıkladı.
Toplam bankacılık işlemlerinin %98’inin şube dışı kanallardan yapıldığını aktaran Arslan, dijital hizmetlerin erişimi hızlandırmasına karşın şubelerin stratejik önemini koruduğunu vurguladı. Arslan, “Kısacası geleceğin bankacılığı, dijitalin hızı ile şubelerimizin yani ilişki bankacılığının güven veren uzmanlığını kusursuz bir modelde birleştirmekten geçmektedir” dedi.
VakıfBank’ın geleceğin bankacılığını dijital ve yapay zeka odaklı gördüğünü belirten Arslan, bankacılığı bölgesine ve ülkesine katkı sağlayan sektörlerin başında konumlandırdıklarını, bu yaklaşımı “kalkınma odaklı değer bankacılığı” olarak tanımladıklarını söyledi.
Arslan, uzun vadede sürdürülebilir değer üretmek için çalıştıklarını belirterek, finansman ihtiyacını karşılamanın yanı sıra üretim kapasitesini artırmayı, işletmelerin rekabet gücünü geliştirmeyi ve ülke kaynaklarının daha verimli kullanılmasını desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti.
Uluslararası piyasalardan 9 milyar doları aşan kaynak
VakıfBank’ın dönüşüm programlarına ilişkin bilgi veren Arslan, bu yıl mayıs ayında Bakanlığın karşı garantisiyle Dünya Bankası’ndan 1.5 milyar euro tutarında kaynak sağlandığını söyledi. Bu işlemin, Türk bankacılık sektöründe uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemi olduğunu belirtti.
Arslan, “Diğer yandan 2026 yılı başından bu yana uluslararası piyasalardan toplam 9 milyar Amerikan dolarını aşan kaynak temin ettik. Söz konusu kaynağın 7 milyar dolarlık kısmı ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasını destekleyen öncelikli alanların finansmanında kullanıldı” açıklamasını yaptı.
Sağlanan kaynağın kullanım alanlarını da paylaşan Arslan, 1 milyar Amerikan dolarının kadın ve genç istihdamını korumaya yönelik işletmelere, yine 1 milyar Amerikan dolarının kadın ve genç girişimlerin finansmana erişimini kolaylaştırmaya ayrıldığını bildirdi. Kaynağın 2 milyar dolarlık bölümü deprem ve afet bölgelerinin yeniden inşasında, 3 milyar Amerikan dolarlık kısmı ise çevre dostu yatırımlar, yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve sıfır atık projelerinde değerlendirildi.
Bu finansmanla bankanın fonlama yapısının çeşitlendirilmesine, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına ve reel ekonominin güçlendirilmesine katkı sunulmasının amaçlandığını ifade etti.
Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi
Arslan, kısa süre önce uygulamaya alınan Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi’nin de bu yaklaşımın örneklerinden biri olduğunu söyledi. Paketin ham maddeden üretime, toplama ve ayrıştırmadan geri kazanım ve yenilen üretime kadar döngüsel ekonominin 6 temel alanında 93 farklı yatırım türünü kapsadığını belirtti.
Bu paketle işletmelerin kaynaklarını daha verimli kullanmasının ve atığı yeniden ekonomik değere dönüştürmesinin desteklendiğini aktaran Arslan, finansın geleceğinin dönüşümün geleceği anlamına geldiğini ifade etti.
Arslan, gelecekte daha akıllı ve sorumlu, daha hızlı ve dayanıklı; yalnızca finansman sunmakla kalmayıp müşterilerinin ve ülke ekonomisinin dönüşümüne eşlik eden bir finans anlayışının öne çıkacağını belirterek konuşmasını tamamladı.