Sunar Yatırım, 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye gerçekleştirdiği ihracat ve 250 milyon doların üzerindeki ihracat hacmiyle küresel pazarlardaki faaliyetlerini genişletiyor. 25 milyar TL’yi aşan cirosu ve 1.300’ün üzerindeki çalışanıyla Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alan grup, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarıyla ürünlerinin katma değerini artırmayı hedefliyor.
Sunar Yatırım’ın ihracat hedefi
Gıda, un ve yem, bitkisel yağ, nişasta ve nişasta bazlı ürünler, tarım ve biyoendüstriyel çözümler alanlarında faaliyet gösteren Sunar Yatırım, üretimden Ar-Ge’ye uzanan entegre yapısını uluslararası ticaret ağıyla birleştiriyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, “Sunar Yatırım olarak bugün 6 kıtada 110’un üzerinde ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracat ve 250 milyon doların üzerindeki ihracat hacmimizle küresel pazarlardaki konumumuzu güçlendiriyoruz.
Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızla ürünlerimizin katma değerini artırırken mevcut pazarlarımızdaki derinliğimizi geliştirmek ve yeni pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmek. İhracatta sürdürülebilir büyümenin, pazara yalnızca ürün değil, daha yüksek katma değer sunmaktan geçtiğine inanıyoruz” dedi.
Mısır yağı ihracatında yüzde 64 pay
Grup, Türkiye’nin mısır yağı ihracatının yüzde 64’ünü, mısır nişastası ihracatının ise yüzde 29’unu gerçekleştiriyor. Çomu, mevcut pazarlardaki konumu güçlendirirken farklı coğrafyaların ihtiyaçlarına uygun katma değerli ürünlerle yeni pazarlara ulaşmayı amaçladıklarını belirtti. Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarının da bu hedef doğrultusunda şekillendirildiğini ifade eden Çomu, “Mevcut ihracat pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirirken, farklı coğrafyalardaki ihtiyaçları yakından takip ederek katma değerli ürünlerle yeni pazarlara ulaşmayı hedefliyoruz. Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarımızı da bu doğrultuda şekillendiriyor, Türkiye’de geliştirdiğimiz üretim ve teknoloji yetkinliğini küresel pazarlara taşımaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Ar-Ge ve yeni yatırımlar kapasiteyi destekliyor
Sunar Mısır bünyesindeki Ar-Ge Merkezi, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2018 yılında onaylanarak “nişasta sektöründe Türkiye’nin ilk ve tek Ar-Ge merkezi” olarak çalışmalarına başladı. 1 milyon doların üzerinde teknoloji altyapısına sahip merkezde yeni ürün geliştirme, proses iyileştirme, farklı sektörlere özel çözümler ve tarımsal ham maddelerin daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi üzerine çalışmalar yürütülüyor. Araştırmacıların yüzde 75’inin kadınlardan oluştuğu merkez, grubun bilimsel ve teknolojik yetkinliğine katkı sağlıyor.
Sunar Yatırım, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 milyon dolarlık yeni bir yem fabrikası yatırımı için çalışmalara başladı. Grup ayrıca Avrupa pazarındaki erişimini artırmak amacıyla Macaristan’da ilk etapta sorbitol ve polioller üretmeyi planladığı yeni bir sanayi yatırımı projesi yürütüyor. Çomu, “Yem sektöründe daha büyük bir oyuncu olma hedefindeyiz. Diyarbakır’daki yatırımımızla üretim kapasitemizi artırırken, Avrupa’daki pazarlara erişimimizi güçlendirmek amacıyla Macaristan’da da yeni bir sanayi yatırımı projesi yürütüyoruz. Burada ilk etapta sorbitol ve polioller üretmeyi planlıyoruz” dedi. Adıyaman, Çankırı, İzmir, Antalya ve Eskişehir’deki Güneş Enerjisi Santrali yatırımlarıyla yıl sonunda 100 MW’ın üzerinde kurulu güce ulaşılması hedefleniyor.
Foodist 2026’da yeni ürünler tanıtıldı
Sunar Yatırım’ın Sunar Mısır, Elita Gıda, Sunar Un ve Sunar Yem başta olmak üzere şirketleriyle oluşturduğu entegre değer zinciri; ham madde tedarikinden kalite kontrole kadar operasyonel kapasiteyi destekliyor. Grup, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist 2026’da Hüner Baklavalık Un, Hüner Baklavalık Yağ ve Sunar Profesyonel Kızartmalık Yağ ürünlerini ilk kez tanıttı. Sunar Yağ’ın yenilenen ambalajları ile mısır nişastası bazlı biyoplastik poşetler de iş ortaklarıyla paylaşıldı. Çomu, “Uluslararası fuarlar, farklı pazarlardaki ihtiyaçları doğrudan gözlemlemek ve iş ortaklarımızla daha yakın ilişkiler geliştirmek açısından önemli fırsatlar sunuyor. Foodist 2026’da yeni ürünlerimizi uluslararası sektör profesyonelleriyle buluştururken, farklı pazarlardaki beklentileri de yakından değerlendirme fırsatı bulduk. Önümüzdeki dönemde ürün portföyümüzü geliştirmeye ve Türkiye’nin üretim gücünü daha yüksek katma değerle küresel pazarlara taşımaya devam edeceğiz” dedi.
