Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2 Kasım’da yayımlanan Yonhap Haber Ajansı röportajında, Güney Kore ile Türkiye arasındaki ekonomik ve stratejik ilişkilerin enerji, teknoloji ve savunma alanlarında somut projelerle güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Sinop santrali için ortaklık seçeneği
Erdoğan’ın Seul ziyareti öncesinde verdiği mesajlarda ilk sırada, Karadeniz kıyısında planlanan Sinop Nükleer Güç Santrali yer aldı. Cumhurbaşkanı, Güney Kore’yi proje için önemli bir potansiyel ortak olarak gördüklerini belirtti.
Türkiye ile Güney Kore arasında Kasım 2025’te nükleer enerji iş birliği mutabakatı imzalanmıştı. Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) ile kamu enerji şirketi Korea Electric Power Corporation (KEPCO) arasındaki anlaşma; reaktör teknolojisi, saha değerlendirmesi, lisanslama, finansman ve iş modeli başlıklarını kapsıyor.
KEPCO üst yönetimi, 2023 yılının başında Türkiye’nin kuzeyinde kurulması planlanan tesis için Ankara’ya gelmişti. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Cheong Seung-il, dönemin Enerji Bakanı Fatih Dönmez ile görüşmüştü. Görüşmelerde 1.400 megavat elektrik üretebilen dört reaktör için teklif sunulmuş, projenin 40 trilyon won değerinde olacağı değerlendirilmişti.
Erdoğan, mutabakat sonrasında KEPCO ile ön fizibilite çalışmalarının yürütüldüğünü ve projenin teknik ve ekonomik koşullarının incelenmeyi sürdürdüğünü söyledi. Bununla birlikte Güney Kore’nin projeye katılımı konusunda henüz kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
Nihai kararda elektrik üretim maliyeti, finansman şartları ve projenin Türkiye ekonomisine katkısının etkili olacağını ifade eden Erdoğan, diğer ülkelerle yapılan görüşmelerin de değerlendirileceğini vurguladı.
İkili ticarette 15 milyar dolarlık hedef
Türkiye ile Güney Kore arasındaki ticaret hacmi için 15 milyar dolarlık hedef bulunduğunu açıklayan Erdoğan, mevcut dengenin Güney Kore lehine olduğunu ve açığın daraltılması gerektiğini belirtti.
Verilen bilgilere göre Türkiye’nin 2025 yılında Güney Kore’ye ihracatı yaklaşık 1,14 milyar dolar, bu ülkeden ithalatı ise 10,26 milyar dolar oldu. Böylece toplam ticaret hacmi yaklaşık 11,4 milyar dolara ulaşırken Türkiye’nin dış ticaret açığı yaklaşık 9,12 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Bu veriler, hedefin yalnızca toplam hacmi artırmayı değil, Türkiye’nin Güney Kore’ye ihracatını ve iki ülke arasındaki üretim ortaklıklarını büyütmesini de gerektirdiğine işaret ediyor.
Koreli şirketlere yatırım ve ortak üretim çağrısı
Erdoğan, Güney Kore’nin teknoloji ve inovasyon deneyimiyle Türkiye’nin üretim kapasitesinin birleştirilmesinin yeni fırsatlar yaratabileceğini söyledi. Koreli şirketleri Türkiye’deki yatırımlarını artırmaya, Türk şirketleriyle ortak üretim ve teknoloji geliştirme projeleri kurmaya davet etti.
Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, Güney Kore kaynaklı yatırım stoku 2024 yılında Türkiye’de 1,9 milyar dolara yükseldi. Türkiye’de faaliyet gösteren Koreli şirketlerin sayısı ise 422 olarak kaydedildi.
Hyundai ve POSCO, mevcut sanayi iş birliğinin öne çıkan örnekleri arasında bulunuyor. Hyundai’nin İzmit’teki tesisinde elektrikli araç üretimine başlaması da ilişkilerdeki yeni adımlardan biri oldu. Şirket, IONIQ 3 üretimi için fabrikasında 250 milyon avroluk dönüşüm yatırımı yaptığını açıklamıştı.
Cumhurbaşkanı; elektronik, yarı iletken teknolojileri, makine, endüstriyel otomasyon, robotik sistemler, biyoteknoloji, ilaç, tıbbi cihazlar ve yenilenebilir enerjiyi de olası iş birliği alanları arasında saydı.
Savunma ve ileri teknoloji iş birliği
Erdoğan’ın röportajında savunma sanayii de önemli başlıklardan biri oldu. İnsansız hava araçları, motor teknolojileri ve elektronik sistemlerdeki ortaklığın ilerletilebileceğini belirten Cumhurbaşkanı, Güney Kore’nin Türkiye’de geliştirilen PD170 turbodiesel uçak motoruna ilgisini olumlu değerlendirdi.
Erdoğan ayrıca yarı iletkenler, yapay zekâ ve robotik sistemler gibi ileri teknoloji alanlarında daha fazla ortak proje yapılmasını istedi. Bu yaklaşım, ilişkilerin yalnızca ticaret artışıyla sınırlı kalmayıp teknoloji transferi ve ortak üretime de taşınmasının hedeflendiğini gösteriyor.
Asya-Avrupa taşımacılığında yatırım beklentisi
Gündemdeki beşinci konu ulaştırma ve lojistik altyapısı oldu. Küresel enerji piyasaları ile ticaret rotalarındaki risklere dikkat çeken Erdoğan, uluslararası ticaret açısından güvenilir alternatif güzergâhların oluşturulmasının önemini dile getirdi.
Türkiye’nin Asya ve Avrupa arasındaki bağlantıları güçlendirecek projelerinde Güney Koreli şirketlerin daha fazla rol almasını isteyen Erdoğan; demir yolu altyapısı, lojistik merkezleri ve akıllı ulaştırma sistemlerini ortak yatırım alanları olarak sıraladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik sorunları ile deniz trafiğine yönelik kısıtlamaların küresel ticarete etkisine de değinen Erdoğan, Türkiye’nin stratejik konumunun güçlü ulaştırma ve lojistik altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.