Türkiye ile ABD arasındaki ticaret ve yatırım gündemi, 100 milyar dolarlık hacim hedefi doğrultusunda ilerlerken ABD’li yatırımcıların önceliğinin ekonomik programın sürekliliği olduğu belirtildi.
İkili ticaret 28,4 milyar dolara yükseldi
2026 yılının ilk 8 ayında iki ülke arasındaki ticaret hacmi %14,5 artarak 28,4 milyar dolara ulaştı. New York’ta gerçekleştirilen 19. Türkiye Yatırım Konferansı ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjındaki görüşmeler, Türkiye-ABD ticari diplomasisine yeni başlıklar ekledi.
AmCham Türkiye (Amerikan Şirketler Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Emre Karter, CNBC-e’ye verdiği özel röportajda ABD’li şirket ve fon yöneticilerinin Türkiye ekonomisine bakışını, dezenflasyon sürecine ilişkin beklentileri ve gelecek dönemde öne çıkabilecek yatırım alanlarını değerlendirdi.
ABD’li yatırımcılar politika sürekliliğine odaklanıyor
New York’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın katıldığı temaslara değinen Karter, Amerikalı yöneticilerin en fazla ekonomik programın devamlılığını gündeme getirdiğini söyledi.
Karter, “Görüşmelerde Amerikalı yöneticilerin en sık gündeme getirdiği konu uygulanan ekonomik programın hem para politikası hem maliye politikalarının devamlılığıydı.
Bunun yanı sıra maliye ve gelirler politikasında önümüzdeki dönemde atılması gereken adımlar, bütçe disiplini, gelir tabanının genişletilmesi gibi konular ana başlıklar arasındaydı. Türkiye ciddi bir dezenflasyon programı içinde. Dolayısıyla önümüzdeki 1-1,5 yıllık dönemde hedeflerin nasıl gerçekleşeceğiyle alakalı etraflıca konuşuldu.” dedi.
Ticaret ve yatırımlar birbirini destekliyor
Türkiye ile Amerika arasındaki ticarette 2026’nın ilk 8 ayında %14,5’lik artışla 28,4 milyar dolarlık hacme ulaşıldığını ve hedefin 100 milyar dolar olduğunu belirten Karter, Türk-Amerikan ekonomik ilişkilerinin son 10 yılda önemli bir gelişme kaydettiğini ifade etti.
Emre Karter, “Türk-Amerikan ekonomik ilişkileri son 10 yılda çok ciddi bir atılım içinde. 10 yıl evveline baktığımız zaman 20 milyarlarda dolarlarda olan karşılıklı ticaretin bugün 36 milyar dolara, içine enerjiyi de hizmetleri de koyduğumuz zaman 45 milyar dolara ulaşan bir büyüklükten bahsediyoruz ve bugün için iki başkanın, Trump… Başkan Trump’ın ilk döneminde kendi iki ülke için çizdiği 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi artık tamamen kendini gerçekleştirebilecek bir takvime bağlı bir olay olarak görüyoruz.
AmCham Türkiye olarak biz Türkiye’de yatırım yapmış 150’den fazla, 60 milyar dolardan fazla yatırımı temsil eden, 110 binden fazla istihdam sağlayan bir çatı örgütünü temsil ediyoruz ve bu son 10 yıl içindeki bu atılımın tam ortasında olduğumuzu… Biraz evvelki sorunuzda ticaret mi yatırımı, yatırım mı ticareti besler diye baktığınız zaman biz kendi örneklerimizden de gördüğümüz gibi aslında bu tamamen iki yönlü.
Buradan Amerika’ya olan yatırımların ve bizim temsil ettiğimiz çatı örgütünün Türkiye yatırımlarını karşılıklı beslediği bir yapıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla siz bugün Türkiye’ye bir Amerikan yatırımı getirdiğinizde sadece bir üretim tesisini getirmiyorsunuz, arkasında tedarik zincirini besleyen, Amerika’dan başlayan, Türkiye’de biten bir tedarik zinciri ve tabii ki ticareti besleyen bir yapıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda karşılıklı hem ticaretin hem de yatırımların artarak, katlanarak çoğalacağı bir dönemden bahsediyoruz.” dedi.
2027 için 100 milyar dolarlık hedef öne çıkıyor
2027’de Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı kutlanacak. Karter, bu dönüm noktasının yalnızca sembolik bir etkinlik olarak değil, ticaret ve yatırımlara yönelik somut hedeflerin belirlendiği bir çerçeve olarak ele alındığını söyledi.
Emre Karter, “2027 Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinin 100. yılı. Bunu yalnızca sembolik bir kutlama olarak değil, önümüzdeki dönem için somut ticaret, yatırım hedeflerini belirleyen bir çerçeve olarak değerlendiriyoruz. Son dönemde çoklukla gündeme gelen Orta Koridor, Kalkınma Yolu gibi tedarik zincirlerinin hikayesinin tekrar yazıldığı büyük projeleri Türk-Amerikan ortaklığının 1+1’in 2, 2’den fazla ettiği bir şekilde değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Masadaki öncelikler tabii ki bir 100 milyar dolarlık ticaret hacmi, projelere ortak yatırımlara beraber ortak girilmesi, enerji ve lojistik yollarının tekrar beraber, iki ülkenin beraber yatırımlarla bu ortaklığı süslemesi gibi ana başlıklar altında ilerleyen bir gündem görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yatırımcı görüşmelerinde Türkiye’nin bölgesel rolü konuşuldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Eylül’de Türkiye Evi’nde Citi’nin de aralarında bulunduğu yaklaşık 20 Amerikan şirketinin karar vericileriyle görüştü. Karter, bu temasların 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında Citi’nin ev sahipliğinde düzenlenen oturumlarla desteklendiğini belirtti.
Karter, “Citi kurumsal önceliklerinden biri olarak Türkiye’ye yönelik yabancı yatırım ilgisini desteklemek amacıyla yıllardır uluslararası yatırımcılarla konferanslar düzenliyoruz senenin değişik zamanlarında; hem Londra’da olsun hem New York’ta olsun, bazen Washington’da. Bu sene de her sene olduğu gibi BM Genel Kurulu haftasında New York’ta DEİK ve TAİK iş birliğiyle düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında Citi’nin ev sahipliğinde birçok oturum gerçekleşti.
Bu oturuma Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek, TCMB Başkanımız Sayın Fatih Karahan ve ülkemizin önde gelen şirketlerinin liderleri, temsilcileri katıldılar. ABD’li kurumsal yatırımcılar, hem fon yöneticileri hem de doğrudan Türkiye’ye doğrudan yatırım sağlayan kuruluşların liderleri katıldı.
Görüşmelerde hem dediğim gibi portföy yatırımları hem de sanayi ve altyapı yatırımlarının temsilcileri vardı. Bu görüşmelerde sıklıkla Türkiye’nin bölgesel merkez olma vurgusu ve bunun daha da artacak şekilde ilerlemesi konuşuldu. Hafta boyunca tekrar biliyorsunuz COP31 Antalya’da düzenleniyor bu sene. Biz AmCham Türkiye olarak geçen senenin COP ev sahibi Brezilya’yla, AmCham Brezilya’yla beraber World Climate Foundation iş birliğinde yine genel merkezimizde bir etkinlik yaptık Sayın Bakan Yardımcımızın katıldığı.
Aynı şekilde Global Turks Vakfı’nın düzenlediği oturuma, Siber Güvenlik Başkanlığımızla olan bir yuvarlak masa toplantısına, üyemiz Turner Construction ile beraber iş birliğinde yine COP31’e yönelik bir sürdürülebilirlik etkinliğinde, yine üyemiz Netflix’in Türkiye’de yeni yatırım planlarının açıklandığı, görüşüldüğü bir resepsiyonda hem katkı sağladık hem de bazılarında ev sahibi olarak yer aldık. Görüşmelerde Amerikalı yöneticilerin en sık gündeme getirdiği konu uygulanan ekonomik programın hem para politikası hem maliye politikalarının devamlılığıydı.
Bunun yanı sıra maliye ve gelirler politikasında önümüzdeki dönemde atılması gereken adımlar, bütçe disiplini, gelir tabanının genişletilmesi gibi konular… Bunlar başlıklar bunlardı. Türkiye ciddi bir dezenflasyon politikası programı içinde şu anda. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda, 1-1.5 yıllık dönemde hedeflerin nasıl gerçekleşeceğiyle alakalı detaylı, detaylı etraflıca konuşuldu.” dedi.
Yeni yatırım dalgasında teknoloji ve enerji öne çıkıyor
Emre Karter, enerji, LNG tedariği, havacılık ve savunma sanayiinin Türk-Amerikan ilişkilerinde köklü alanlar olmaya devam ettiğini belirtti. Karter, yeni dönemde yapay zeka, veri merkezleri, siber güvenlik kapsamında kurumsal yazılım, FinTech ve dijital hizmetler, yenilenebilir enerji, enerji depolama, sağlık ve yaşam bilimleri, ileri üretim teknolojileri ve lojistik alanlarında gelişme beklediğini söyledi.
Karter ayrıca yatırımlarda sermaye ve emek yoğun alanlardan teknoloji transferi sağlayan ve katma değer üreten projelere yönelim öngördüğünü ifade etti.
Yatırım Ofisi’nin “Tech-Track” yaklaşımı ve bölgesel merkez odaklı teşviklerin yatırımcı güvenini pekiştirdiği belirtilirken, nisanda açıklanan yatırım paketi sonrasında üyelerden yeni bölgesel merkez kararları geldiği aktarıldı.