Ticaret Bakanı Ömer Bolat, hakkında gündeme getirilen “170 milyon liralık para transferi” iddiasını reddederek, işlemlerin Türkiye’deki 50’den fazla bankaya sorularak öğrenilebileceğini söyledi.
Bolat’tan sukuk hesabı açıklaması
NSosyal hesabından paylaşım yapan Bolat, Hedef Yatırım şirketinde 26 Şubat 2024’te, 2 yıl 8 ay önce açtığı sukuk hesabının, 7 finansal şirkete yönelik 16 Eylül operasyonunun ardından tasfiye amacıyla Ziraat Bankasına devredildiğini belirtti.
Bolat, Sözcü TV’de iki gazetecinin kendisini ve Sayın Ümit Özlale’yi konu alan ifadeler kullandığını aktararak, “O zaman 170 milyon liralık bir para çekme işlemi nasıl olmaktadır? Bu birinci yalandır.” dedi. İddiaları yönelten kişilerin piyasa bilgisi ve finansal işlemler konusunda yeterli donanıma sahip olmadığını savundu.
Para transferleri için banka vurgusu
Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun (MKK) doğrudan şahıs talimatıyla işlem yapmasının kanunen yasak olduğunu belirten Bolat, MKK’nın yalnızca menkul değerler kayıt ve saklama kurumu olduğunu ifade etti. Sermaye piyasalarındaki işlemlerin ise bankalar üzerinden ve banka hesaplarına transfer yoluyla gerçekleştirildiğini vurguladı.
Bolat, “Öyleyse size açık davetim, Türkiye’deki 50’den fazla bankaya şu soruyu sorup öğrenebilirsiniz, ‘Ömer Bolat’a veya bir yakınına MKK’dan ya da Hedef Yatırım’dan bahsettiğiniz 170 milyon lira para transfer işlemi yapılabilmiş midir? Size hodri meydan.” ifadelerini kullandı. İddialar hakkında yeni açıklamalar yapılmasını eleştiren Bolat, finansal muamelelerin ve ödeme işlemlerinin kanunlar çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.
Sukuk portföyündeki hak sahipliği
Sukukun, birden fazla kişinin tasarruflarını değerlendirebildiği yasal finansal araçlar kapsamındaki kira sertifikalarını ifade ettiğini belirten Bolat, ilgili portföyün tek bir kişiye ait olmadığını, farklı yatırımcıların da bu yapıda yer alabildiğini kaydetti. Bolat, “Her yatırımcının bu portföy içerisindeki hakkı, kendi payı ile sınırlıdır. Dolayısıyla bir kira sertifikasının toplam ihraç tutarını veya portföy kapsamında gerçekleştirilen bir işlemin tamamının doğrudan bir şahsın hesabıymış gibi sunulması abesle iştigaldir.” dedi. Verilerin banka ve aracı kurumlar üzerinden yanlış biçimde sızdırılarak iftira ve tezvirat yayılması halinde gerekli hukuki işlemlerin başlatılacağını bildirdi.