Bursa’da 6 yıllık yazılım kariyerini 2024’te sonlandıran 28 yaşındaki Muhammed Yasir Tacioğlu, 1977’den beri arıcılık yapan babasının mesleğini teknolojiyle geliştirerek bal ve arı sütünü yurt dışına ihraç ediyor.
Yazılımdan aile mesleğine geçiş yaptı
Çocukluğundan bu yana arıcılığın içinde olan Tacioğlu, sektördeki daralma nedeniyle 2018’de başladığı yazılım kariyerini 2024’te bırakmak zorunda kaldı. Ardından babasının geleneksel yöntemlerle sürdürdüğü arıcılık faaliyetlerini daha kurumsal bir yapıya taşımak amacıyla kendi markalarını kurdu.
Yazılım alanındaki bilgi ve deneyimini aile işine aktaran genç girişimci; üretimin yanı sıra markalaşma, dijital pazarlama ve ihracat çalışmalarına da odaklandı. Geleneksel arıcılık birikimini teknolojiyle birleştirerek faaliyetlerini büyütmeyi amaçlıyor.
8 farklı bal çeşidi üretiliyor
Tacioğlu, Gölyazı Mahallesi’ndeki arı sütü çiftliğinde üretim gerçekleştiriyor. Tesiste ikisi salgı balı, altısı çiçek balı olmak üzere toplam 8 çeşit bal tüketiciyle buluşturuluyor.
Salgı balı, arıların bitkilerin canlı bölümlerinden ya da bu bitkilerde yaşayan bazı böceklerin salgılarından topladığı maddeleri kendi enzimleriyle işlemesiyle meydana gelen özel bir bal türü olarak tanımlanıyor.
Babasının arıcılığı yaklaşık yarım asırdır sürdürdüğünü belirten Tacioğlu, aileden gelen birikimi daha geniş kitlelere ulaştırmak istediğini ifade ederek, “Ben de babamın oluşturduğu bu birikimi gelecek nesillere ve dünyaya taşımak istiyorum. Hedefimiz Türkiye’nin farklı bölgelerindeki zengin flora ballarını dünyaya tanıtmak.” ifadelerini kullandı.
Arı sütü üretimi yoğun emek gerektiriyor
Arı sütü üretiminin çok sayıda aşamanın dikkatle yürütülmesini gerektirdiğini söyleyen Tacioğlu, bu sezon yalnızca Gölyazı’daki çiftlikte 30-35 kilogram arı sütü hasat ettiklerini açıkladı.
Bal ve arı sütünün aynı tesiste üretilmesinin zorluğuna değinen Tacioğlu, “Aynı çiftlikte hem bal hem arı sütü üretmek de oldukça zor. Bu nedenle burada daha çok arı sütüne odaklanıyoruz. Buna rağmen bu çiftliğimizde aynı zamanda yaklaşık 400-500 kilogram bal da hasat ettik. Güzel bir sezonda diğer çiftliklerimizle birlikte arı sütü üretimimiz 200 kilograma kadar çıkabiliyor. Vatandaşların doğal, hakiki arı sütü ve bal tüketmesine önem veriyoruz.” dedi.
Ürün güvenilirliği için analizlere önem verdiklerini belirten Tacioğlu, bal ve arı sütlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı laboratuvarlarda incelendiğini bildirdi. Kendi tesislerinde ise balın nem oranı ve sezonluk değerleri gibi çeşitli ölçümlerin takip edildiğini kaydetti.
3 ton sedir balı Katar’a gönderildi
Arı sütü ve bal ürünlerini yurt dışına da gönderdiklerini belirten Tacioğlu, özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin yer aldığı MENA bölgesinden talep aldıklarını söyledi. İhracat kapsamında son olarak yaklaşık 3 ton sedir balını Katar’a gönderdiklerini aktardı.
Türkiye’nin arı sütü ve farklı bal çeşitleri bakımından dünyada birinci sırada yer alabilecek kaliteye sahip olduğunu ifade eden Tacioğlu, üretim anlayışını şöyle anlattı:
“Ürettiğimiz arı sütü ve balın ihracatını da yapıyoruz. En son yaklaşık 3 ton sedir balını Katar’a yolladık. Türkiye’nin arı sütü ve çeşitli balları dünyada birinci sırada olacak kalitededir. İlaç kalıntısı olmayan, yem ve şeker görmemiş bal üretmeye özen gösteriyoruz ve bunların hepsini analizli bir şekilde müşterilerimize sunuyoruz. Katar, Bahreyn, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri’ne ihracatımız oluyor. Ayrıca yurt dışındaki fuarlara da katılıyoruz. Bu sayede bağlantılarımız gelişiyor. Balımızı test eden yabancılardan talep de geliyor. Yurt dışından Türk balına ciddi bir talep var. Biz de o talebi elimizden geldiğince karşılamaya çalışıyoruz.”
Tacioğlu, Katar’ın yanı sıra Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne de ihracat yaptıklarını belirtti. Yurt dışı fuarları sayesinde ticari bağlantılarını geliştirdiklerini aktaran girişimci, ürünlerini deneyen yabancı müşterilerden gelen ilginin yükseldiğini dile getirdi.
Teknolojiyle küresel marka kurmayı hedefliyor
Yazılım sektöründeki tecrübelerini arıcılık faaliyetlerinde kullanan Tacioğlu, dijital pazarlamanın yanı sıra yapay zeka destekli uygulamalardan ve çevrim içi müşteri kanallarından yararlanarak markasının küresel görünürlüğünü artırmaya çalışıyor.
Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin oluşturduğu zengin bal potansiyelini dünya pazarlarında tanıtmak istediğini belirten Tacioğlu, hedefini şu sözlerle ifade etti:
“Türkiye’nin zengin flora çeşitliliğini, birbirinden farklı ve değerli ballarını dünyanın her yerine tanıtmak istiyorum. Yazılım sektöründe edindiğim tecrübeleri de bu hedef doğrultusunda kullanıyorum. Geleneksel üretim tecrübesiyle teknolojiyi bir araya getirerek markamızı küresel bir marka haline getirmeyi hedefliyoruz.”
Kaynak: AA | Bu içerik Aleyna Türkmen tarafından yayına alınmıştır