Yalova’nın Çınarcık ilçesinde sanatçı Gül Tut’un ölümüne ilişkin davada mahkeme kararını verdi. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 yaşındaki kızı Tuğyan Ülkem Gülter’i annesini tasarlayarak öldürmekten suçlu bularak ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etti.
Mahkeme ağırlaştırılmış müebbet kararı verdi
Davanın ikinci duruşmasında Cumhuriyet savcısı, ilk duruşmadaki görüşünü yineleyerek Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını istedi. Taraf avukatlarının beyanlarını değerlendiren heyet, verilen aranın ardından hükmünü açıkladı. Duruşma sırasında Gülter’in gözyaşlarını tutamadığı görüldü.
Kardeşin avukatları Sultan Nur Ulu’nun da yargılanmasını istedi
Gül Tut’un kardeşi Kader Tut’un avukatları, olay gecesine ait kamera kayıtları için hazırlanan rapora dayanarak Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun birlikte hareket ettiğini ileri sürdü. Avukatlar, Sultan Nur Ulu’nun tanık değil sanık olarak yargılanmasını talep etti ve “Güllü’nün lavaboya girdiği sırada Tuğyan’ın Sultan’a ‘Şişt, şişt, Malkata’yı açalım öyle oynasın’ dediği, Güllü’nün lavabodan çıktıktan sonra ‘Aç, aç, aç’ diye seslendiği ortaya çıkıyor. Sanık burada Sultan ile birlikte hareket etmiştir. Sultan’ın tanık değil, sanık olması gerekmektedir. Sultan ifadesinde doğruyu söylüyor ancak eksik söylüyor. Biz sanığın ‘Üst soya karşı kasten planlayarak öldürme’ suçundan cezalandırılmasını, Sultan’ın da yargılanmasını talep ediyoruz.” açıklamasını yaptı.
Sanık avukatı suçlamaları reddetti
Gülter’in avukatı Merve Uçanok, müvekkilinin annesini tasarlayarak öldürdüğünü gösteren bir delil bulunmadığını savundu. Sultan Nur Ulu’nun ifadelerinin çelişkili olduğunu belirten Uçanok, “Benim müvekkilimin annesini tasarlayarak öldürdüğüne dair bir şey yok. Sultan’ın dediği neden doğru? Biz neden körü körüne ifadesine katılıyoruz? Soruşturma aşamasında baskı altında bir şekilde bu söyletildi. 5 tane ifadesi var. Ayrı ayrı. Biz kişilik bozukluğu hastalığı olduğuyla ilgili çok önemli duyumlar aldık. Kendisi ağzıyla ‘Bununla ilgili bana teşhis koydular. Tuğyan da yanımdaydı’ diyor. Görüntüsü mevcut.” dedi.
Olay yeri keşfindeki bulguların da Ulu’nun anlatımıyla uyuşmadığını öne süren Uçanok, “Sultan yalan söylüyor. Keşif anında Başsavcının, avukatların olduğu yerde bile açıklayabilirdi. Olay bu şekilde oldu diye. Neden fırsatı varken söylemiyor? Keşifte, ‘Sol taraftaki aynaya bakıyordum’ diyor. Ama olay yeri fotoğrafında öyle değil. Orada kutular duruyor boydan boya. Oradan bakamaz ki. Olay anını canlandırmamız gerekiyor ya keşifte. Burada da yalan söylüyor. Müvekkilim eğer aşağı atsaydı annesini, bir DNA’sı mutlaka olurdu.” ifadelerini kullandı.
Gülter ilk duruşmada suçlamayı kabul etmemişti
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması sonrasında hazırlanan 21 sayfalık iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. 1 Ekim’deki ilk duruşmada suçlamaları reddeden Gülter, “Annem içeri girdiğinde oynuyorduk. Bizimle de oynadı. Daha sonra sırtım dönükken ‘ban’ diye ses duydum. Arkama baktım annem düşmüştü. Sultan’a ‘koş’ dedim, birlikte indik. Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim. Eğer onu görseydim tutmaya çalışırdım.” demişti. İlk duruşmanın ardından dava 9 Ekim’e bırakılmış, ikinci duruşmada Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis kararı verilmiş oldu.