Yapay zeka yatırımlarının hisse piyasasında bir balon yaratıp yaratmadığı tartışılırken, Oaktree Capital Management Eş Başkanı Howard Marks mevcut verilerin kesin bir balon oluşumunu göstermediği görüşünde.
Değerlemeler 2000 döneminden ayrışıyor
Ray Dalio ve Michael Novogratz gibi milyarder yatırımcılar aşırı değerlemelere dikkat çekse de S&P 500 ve Nasdaq 100 endekslerinin ileriye dönük fiyat/kazanç oranları, güçlü kâr artışı beklentileri sayesinde bu yıl geriledi.
Bu görünüm, günümüzdeki piyasanın 2000’de yaşanan teknoloji balonundan farklı bir zemine sahip olduğuna işaret ediyor.
Büyük teknoloji şirketlerinin ağırlığı endişe yaratıyor
Öte yandan yüksek borçluluk, yapay zeka harcamalarının finansmanında şirketlerin birbirini desteklemesi ve piyasa kazançlarının sınırlı sayıdaki büyük teknoloji şirketinde toplanması risk algısını artırıyor. Nvidia, Apple ve Microsoft’un toplam ağırlığı S&P 500’ün yaklaşık yüzde 21’ine ulaşıyor.
Hisse değerlemelerini geçmiş 10 yıllık enflasyondan arındırılmış kârlara göre değerlendiren Shiller F/K oranı yaklaşık 41 seviyesinde bulunuyor. Söz konusu oran, 1999’daki 44’lük zirvenin yakınında yer alıyor.
Marks balonların işaretlerini sıraladı
Marks’a göre bir balonun başlıca göstergeleri aşırı iyimserlik, ölçüsüz risk alma ve yatırımcıların tehlikeleri göz ardı etmesi. Bununla birlikte, balon tartışmalarının piyasada geniş biçimde yapılması, yatırımcıların risklerin farkında olduğuna işaret ediyor.
Marks, yeterli sayıda yatırımcının olası bir balondan temkinli şekilde bahsetmesi halinde, balon gerçekten oluşmuş olsa bile etkisinin daha sınırlı kalabileceğini belirtti.