BIST 100 Endeksi haftayı yüzde 4,44 düşüşle tamamlarken yatırımcıların odağı, sert satışların ardından fon tasfiyeleri, TCMB’nin faiz kararı ve şirketlerin üçüncü çeyrek bilançolarına çevrildi.
Piyasalarda haftanın görünümü
Dolar yüzde 0,44 yükselerek haftalık bazda yatırım araçları arasında en yüksek getiriyi sağladı. Kira sertifikaları ile bir aylık TL mevduat yüzde 0,30, euro ise yüzde 0,27 kazandırdı. Buna karşılık ons altın yüzde 1,75, BIST 100 yüzde 4,44 ve gümüş yüzde 6,24 geriledi.
Yılbaşından bu yana BIST 100’ün getirisi yüzde 28,47 olurken TL mevduat yüzde 29,92, kira sertifikaları yüzde 28,40 yükseldi. Aynı dönemde dolar yüzde 12,43, euro yüzde 11,09 değer kazandı. Kısa vadeli kayıplar değerlendirilirken yatırımın vadesi ve üstlenilen risk de göz önünde bulundurulmalı.
Küresel piyasalarda petrol ve jeopolitik baskısı
ABD ile İran arasındaki gerilim ve petrol arzına ilişkin endişeler küresel fiyatlamalarda etkili oldu. Hürmüz Boğazı çevresindeki saldırıların ardından petrolün 109 doların üzerinde seyretmesi, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonun yeniden güçlenebileceği kaygısını artırdı.
ABD’de eylül ayı enflasyonunun yıllık yüzde 3,7’ye yükselmesi de merkez bankalarının para politikalarına ilişkin belirsizliği besledi. Haftalık bazda Güney Kore KOSPI Endeksi yüzde 14,46 ile en fazla gerileyen endeks oldu. Japonya Nikkei 225 yüzde 6,67, Nasdaq yüzde 2,39 ve S&P 500 yüzde 1,95 düştü.
Öte yandan İngiltere FTSE 100 yüzde 2,73, Hindistan Sensex yüzde 2,54 ve Fransa CAC 40 yüzde 1,68 yükseldi. Almanya DAX yüzde 1,18, Dow Jones ise yüzde 0,67 kazanç sağladı. Aynı küresel gelişmelere borsaların farklı tepki vermesi, ülke ve sektör risklerinin ayrı ayrı incelenmesini gerekli kılıyor.
Borsa İstanbul’da tüm sektörler geriledi
Finansal Kiralama ve Faktoring Endeksi yüzde 24,43 düşüşle haftanın en sert kaybını yaşadı. Metal Eşya ve Makina Endeksi yüzde 12,97, İnşaat Endeksi yüzde 10,39, Bilişim Endeksi yüzde 10,18 geriledi.
Tekstil ve Deri Endeksi yüzde 10,05, Madencilik Endeksi yüzde 9,07, Turizm Endeksi yüzde 9,06 ve Taş ve Toprak Endeksi yüzde 8,90 değer kaybetti. Sanayi Endeksi yüzde 7,46, Hizmetler Endeksi yüzde 5,89 ve Mali Endeks yüzde 4,22 düştü. Bankacılık Endeksi’ndeki kayıp ise yüzde 0,36’da kaldı.
İncelenen sektörlerin tamamının haftayı ekside kapatması, satışların piyasaya geniş biçimde yayıldığını gösterdi. Bankacılıkta kayıp sınırlı kalırken sanayi ve bazı alt sektörlerde çift haneli düşüşler görüldü.
BIST 30’da en fazla düşen hisseler
BIST 30’da Astor Enerji yüzde 18,40 gerileyerek haftanın en fazla kaybettiren şirketi oldu. TR Anadolu Metal Madencilik yüzde 12,60, Sasa Polyester yüzde 10,36 ve Migros yüzde 10,09 düştü. Gübre Fabrikaları’ndaki kayıp yüzde 9,83, Enka İnşaat’ta yüzde 8,74, Tofaş’ta yüzde 7,77 ve Ford Otosan’da yüzde 7,17 olarak gerçekleşti.
| Şirket | Haftalık değişim | PD/DD |
|---|---|---|
| Astor Enerji | yüzde 18,40 düşüş | 3,76 |
| Sasa Polyester | yüzde 10,36 düşüş | 0,47 |
| Migros | yüzde 10,09 düşüş | 0,88 |
| Anadolu Efes | — | 0,82 |
PD/DD oranı Astor Enerji’de 3,76, Sasa Polyester’de 0,47, Migros’ta 0,88 ve Anadolu Efes’te 0,82 seviyesinde bulunuyor. Ancak düşük PD/DD oranı tek başına bir hissenin ucuz olduğu anlamına gelmiyor. Kârlılık, borçluluk, nakit yaratma kapasitesi ve büyüme beklentileriyle birlikte değerlendirme yapılması gerekiyor.
Fon tasfiyelerinde ödeme süreci izlenecek
Fon krizine yönelik kanun teklifinin komisyondan geçmesi ve belirlenen şartlarda yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilmesine ilişkin düzenleme, belirsizliğin azaltılması açısından önem taşıyor.
Bununla birlikte fonların nakit ihtiyacının karşılanması, yatırımcı ödemelerinin tamamlanması ve ilgili hisselerde sağlıklı fiyat oluşumunun yeniden başlaması ayrı aşamalar olarak öne çıkıyor. Bu nedenle tasfiye sürecindeki ödemelerin hızı ile hisselerdeki işlem hacminin seyri yakından takip edilmeli.
MSCI kararı yabancı ilgisi açısından önemli
MSCI, Türkiye endekslerindeki değişiklikleri dondurduğunu ve piyasalardaki yapısal iyileştirmeleri değerlendirmek için daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Kurum ayrıca Türkiye’nin piyasa sınıflandırmasına ilişkin ilave tedbirlerin değerlendirilebileceği uyarısında bulundu.
Karar, uluslararası endeksleri izleyen fonların yatırım tercihleri nedeniyle yabancı kurumsal yatırımcıların Türkiye’ye yaklaşımı bakımından önem taşıyor. 9 Ekim haftasında yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 248,2 milyon dolarlık satış yaptı. Böylece satış serisi üst üste dördüncü haftaya ulaştı. Aynı dönemde devlet iç borçlanma senetlerinde 451,1 milyon dolarlık alım gerçekleşti.
Yabancıların hisse senetlerinden çıkarken tahvil piyasasına yönelmesi, sermaye hareketlerinin yalnızca hisse piyasası üzerinden okunamayacağını ortaya koyuyor.
Yeni haftada faiz ve bilançolar takip edilecek
Perşembe günü gerçekleştirilecek TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı, piyasaların ana gündem maddelerinden biri olacak. Piyasa uzmanları 100 baz puanlık faiz indirimi bekliyor. Bunun yanında üçüncü çeyrek bilanço sezonu da başlıyor; şirketlerin satışları, faaliyet kârlılığı ve nakit akışları daha fazla önem kazanacak.
Teknik görünümde BIST 100’de 12.000 puanın altına inilmesinin ardından 11.600 bölgesi destek olarak izleniyor. Aşağıda 11.420 ve 11.250, yukarıda ise 11.800 ve 12.000 puan seviyeleri takip edilecek. Toparlanmanın kalıcılığı açısından fiyatların yanı sıra işlem hacminin güçlenip güçlenmediği de önem taşıyor.
Yatırımcı hangi göstergelere bakmalı?
Sert düşüşlerin ardından bazı hisseler cazip görünebilir; ancak her hissenin aynı hızda toparlanması beklenmemeli. Fon tasfiyeleriyle bağlantılı satışların sürdüğü ortamda likidite, şirketlerin finansal dayanıklılığı ve yatırım vadesi öne çıkıyor.
- Fon tasfiyelerinde ödemelerin hızı ve ilgili hisselerde işlem hacmi
- TCMB’nin faiz kararı ve faiz beklentilerindeki değişim
- Üçüncü çeyrek bilançolarında kârlılık, borçluluk ve nakit akışı
- Petrol fiyatları ile ABD enflasyonunun küresel piyasalar üzerindeki etkisi
Önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü faiz kararı, bilançolar ve fon tasfiyelerindeki gelişmeler belirleyecek. Küresel tarafta ise petrol fiyatları ve ABD enflasyonu izlenmeyi sürdürecek. Yatırımcı için kritik nokta, yalnızca fiyatların ne kadar gerilediği değil, düşüşün arkasındaki nedenlerin ve şirketlerin finansal gücünün birlikte değerlendirilmesi olacak.