ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu ve petrol geçişlerinin çatışma öncesi seviyelere yaklaştığını belirterek İran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü “tamamen kaybettiğini” savundu.
Rubio’dan Yunanistan’a müttefiklik övgüsü
Yunanistan’ın başkenti Atina’da Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis ile görüşen Rubio, ortak basın toplantısında ABD ile Yunanistan arasındaki köklü dostluk, ortaklık ve ittifaka dikkat çekti. İran-Hürmüz, Yemen-Kızıldeniz ve Ukrayna-Rusya arasındaki çatışmaların küresel istikrarsızlığı artırdığını söyledi.
Rubio, Yunanistan’ı “harika bir müttefik” olarak nitelendirerek Avrupa ülkelerinin kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini, Yunanistan’ın da bunu yaptığını ifade etti. Sınır güvenliği, kitlesel göç ve suç örgütleriyle mücadelede ülkenin önemli bir ortak olduğunu belirten Rubio, terörle mücadelede kolluk kuvvetleri arasındaki bilgi paylaşımını güçlendirecek yeni bir mutabakat zaptı açıkladı.
Enerji güvenliği ve Dikey Gaz Koridoru
ABD’den getirilen sıvılaştırılmış doğal gazın Yunanistan terminalleri üzerinden Balkanlar ve Orta Avrupa’ya taşınmasını hedefleyen “Dikey Gaz Koridoru” projesine değinen Rubio, LNG ithalatını artıracak yeni gaz ve elektrik bağlantılarının bölgesel enerji altyapısını güçlendireceğini söyledi. Yunanistan’ın ABD için enerji güvenliği alanında önemli bir ortak olduğunu vurguladı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail ile planlanan elektrik hattı projesi hakkında da konuşan Rubio, enerji güvenliğinin ulusal güvenlikle bağlantılı olduğunu ve herhangi bir bölgede enerji akışının kesilmesinin küresel tehdit yaratabileceğini belirtti. ABD’nin alternatif enerji güzergâhlarını desteklediğini, projelerin başarıya ulaşmasına ve Yunanistan ile ortaklığa bağlılığını sürdürdüğünü kaydetti.
“İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacak”
İran’ın nükleer programına ilişkin Rubio, “İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacak, nokta. Başkan Donald Trump görevde olduğu sürece buna sahip olamayacaklar ve bu, bizim için kırmızı çizgidir.” dedi. Tahran’ın geçmişte anlaşma fırsatlarını değerlendirmediğini söyleyen Rubio, İran’ın füze ve insansız hava aracı kapasitesini nükleer programına yönelik müdahaleleri caydırmak için artırmaya çalıştığını ileri sürdü.
Rubio, İran’ın İHA programı ve üretim kapasitesiyle füze kapasitesinin yok edildiğini, fırlatma sistemlerinin zayıflatıldığını ve ülkenin askeri açıdan geçmişe göre daha güçsüz hale geldiğini savundu. İran’ın ağır yaptırımlarla karşı karşıya olduğunu ve ekonomisinin düşüşte bulunduğunu öne süren Rubio, yönetimin kaynaklarını halkın yaşam koşulları yerine silahlı gruplara harcadığını iddia etti.
