İşleme kapatılan fonlarda yatırımcılardan kesilen tevkifatların, geri alınacak gelirlerle birlikte yeniden değerlendirilmesi gündeme geldi. Mevcut uygulamada en son tevkifat oranı %17,5 olurken, elde edilmeyen gelir üzerinden yapılan kesintilerin iade edilip edilemeyeceği tartışılıyor.
Fon gelirlerinde tevkifat uygulaması
Gerçek kişilerin finansal nitelikteki fon gelirleri, esas olarak Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) Geçici 67. maddesi kapsamında vergi kesintisi yoluyla vergilendiriliyor. Geçici 67’nci madde uygulaması, 11 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 31 Aralık 2030 tarihine kadar uzatıldı.
Bireysel yatırımcıların bu madde kapsamındaki menkul sermaye iradı ve/veya değer artış kazançlarından tevkifat yapılıyor. Kesinti, nihai vergi kabul edildiği için söz konusu gelirler ayrıca yıllık beyannameye dahil edilmiyor. Tevkifat oranı yüzde 0 (sıfır) olarak belirlense dahi gelirler kesintiye tabi tutulmuş sayılıyor ve beyanname verilmesi gerekmiyor. Aynı şekilde oran yüzde 17.5 olsa da ayrıca beyanname düzenlenmiyor.
Geçici 67 kapsamında tevkifat yapılmayan gelirler ise, oran yüzde sıfır olsa dahi kesinti yapılmış sayılmadığından, izleyen yılın mart ayında verilen gelir vergisi beyannamesiyle bildiriliyor. Bu durumda vergi, yüzde 40’a kadar çıkabilen artan oranlı tarifeye göre hesaplanıyor.
Kurumlar vergisi mükelleflerinde mahsup
Kurumlar vergisi mükellefleri, fonlardan elde ettikleri gelirleri genel olarak beyannamelerine dahil ediyor. Gelirin elde edilmesi sırasında kesilen tevkifatlar ise hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup ediliyor.
Örneğin fon geliri %17.5 oranında tevkifata tabi tutulduğunda, bu tutar ödenecek kurumlar vergisinden düşülüyor. Kurumlar vergisi oranının %25 olması halinde, beyan durumuna bağlı olarak ek olarak %7.5 vergi ortaya çıkabiliyor.
Fon gelirlerinin vergilendirilmesi; gelirin niteliğine, kâr payı veya iştirak kazancı elde edilip edilmediğine göre farklılık gösterebiliyor. Ancak burada fon gelirlerinin türlerine göre ayrıntılı vergileme ele alınmıyor.
Gelirin elde edilmesi ve vergi hatası
Vergi Usul Kanunu’nun 3’üncü maddesinde, “vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır” hükmü bulunuyor.
Gelir Vergisi Kanunu’na göre menkul sermaye iradı, gelir üzerinde hukuki ve ekonomik tasarruf imkânının doğduğu, başka bir ifadeyle gelirin tahakkuk ettiği tarihte elde edilmiş sayılıyor. Türk vergi sisteminde, Gelir Vergisi Kanunu’nun 75 ve devamı maddeleri kapsamında menkul sermaye iratlarında elde etme genel olarak nakden veya hesaben tahsilata bağlanıyor.
Faiz, kâr payı (temettü), repo ve benzeri menkul sermaye iratları, sahibine nakden ödendiğinde ya da banka veya kurum hesabına aktarıldığında, yani hesaben tahsil edildiğinde elde edilmiş kabul ediliyor.
Kesilen %17,5 oranındaki tevkifat iade edilir mi?
İşleme kapatılan fonlardan elde edildiği belirtilen fahiş gelirler nedeniyle Gelir Vergisi Kanunu uyarınca tevkifat yapıldı. En son uygulanan ve halen yürürlükte bulunan oran %17,5.
Kamu kurumları, belirledikleri kriterler doğrultusunda fahiş gelir elde eden kişilerden bu gelirleri geri talep ediyor ve iade süreci için banka hesapları açtı. İade alınacak gelirin toplamı yapılacak çalışmalarla netleşebilecek.
Örneğin geri alınacak tutarın 100 Milyar TL olması durumunda, bu gelir üzerinden kesilen 17.5 Milyar TL tevkifatın da iade edilip edilmeyeceği sorusu ortaya çıkıyor.
Fonlarla ilgili sorunun bu boyuta ulaşmasında belirli kurumların ihmali bulunduğu değerlendirilirken, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın da söz konusu fon gelirlerinden tahsil ettiği tevkifatları iade etmeyi değerlendirmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bu yaklaşımın dayanağı olarak hem Vergi Usul Kanunu hem de Gelir Vergisi Kanunu’ndaki gelirin elde edilmesine ilişkin hükümler gösteriliyor. Gelir elde edilmemişse, elde edilmeyen bir tutar üzerinden yapılan tevkifatın da hatalı işlem niteliğinde olabileceği belirtiliyor. Vergi Usul Kanunu’nda bu tür durumlar için vergi hatalarının düzeltilmesine ilişkin hükümler yer alıyor ve düzeltme yoluyla stopajların iadesi mümkün olabiliyor.
Fon mağduriyeti nedeniyle yürütülen adımlarda tahsil edilen tevkifatların da gündeme alınması ve kesilen vergilerin iadesinin değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. İadenin, tevkifatı yapan fonlara yapılacağı ve bu tutarın fonda toplanan kaynağa eklenebileceği belirtiliyor.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.