ABD Merkez Bankası Fed, enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi, Şubat ayından bu yana devam eden İran savaşının enerji maliyetlerini yükseltmesi ve yapay zekâ yatırımlarının donanım fiyatları üzerindeki etkisi nedeniyle son yılların en karmaşık ekonomik dönemlerinden birini yönetiyor.
Enflasyon faiz kararlarını zorlaştırıyor
ABD ekonomisinde tüketim güçlü kalırken tüketici güveninin zayıf olması, konut fiyatları ve borçlanma maliyetleri Fed’in önündeki tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor.
Fed, eylül ayında üç yıl aradan sonra ilk faiz artışını gerçekleştirerek politika faizini yüzde 3,75 – 4 aralığına yükseltti. Enflasyonun yüzde 2’lik hedefin üzerinde kalmayı sürdürmesi, yeni bir faiz artışına ilişkin beklentilerin devam etmesine yol açıyor.
2019 sonundan bu yana gıda fiyatları yaklaşık yüzde 30, elektrik yüzde 43 ve otomobil sigortası maliyetleri yüzde 50 arttı. Oyuncak fiyatları da eylül ayında 1988’den bu yana en güçlü yıllık yükselişini kaydetti.
Başkan Donald Trump faizlerin düşürülmesi yönündeki çağrılarını sürdürürken piyasalar, bir sonraki faiz artışının aralık ayında yapılabileceğini fiyatlıyor.
İran savaşı enerji maliyetlerini yükseltti
Şubat ayında başlayan İran savaşının ardından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan taşımacılık sorunları ve gümrük tarifeleri maliyet baskısını artırdı. Bu süreçte ABD’de motorin fiyatları yaklaşık yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 yükseldi.
Yapay zekâ harcamaları donanım maliyetlerini artırıyor
Teknoloji devlerinin veri merkezlerine yönelttiği büyük yatırımlar ekonomik büyümeyi desteklerken donanım maliyetlerini de yukarı çekiyor. Barclays analizine göre büyük teknoloji şirketleri nakit akışlarının yüzde 90’ından fazlasını yapay zekâ altyapısına ayırıyor.
Apple da bellek çipi maliyetlerindeki artış nedeniyle haziranda bazı ürünlerinin fiyatlarını yükseltmişti.
Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü Uzmanı Maurice Obstfeld, fiyat baskıları kalıcı şekilde kontrol altına alınana kadar sıkı para politikasının sürdürülmesi gerektiğini belirtiyor.