ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’dan dizel yakıt alınmasına ilişkin kısıtlamaların geçici biçimde esnetilmesine yönelik kararının arkasında durdu. Karar hem Cumhuriyetçilerden hem de Demokratlardan tepki alırken Trump, Avrupa Birliği’ni Rusya’dan enerji satın alımında çifte standart uygulamakla suçladı.
Trump’tan AB’ye enerji alımı eleştirisi
Trump, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya enerji karşılığında 250 milyar dolar ödediğini öne sürdü ve medyanın bu konuya gereken ilgiyi göstermediğini belirtti. Sosyal medya paylaşımında ABD Başkanı, “Amerikan halkı için doğru seçimi yaptım. Her zaman Amerika önce!” ifadelerine yer verdi.
Rus dizel tedarikine altı aylık izin
Geçen hafta duyurulan düzenleme, Rusya’nın önümüzdeki altı ay boyunca ABD’ye ve küresel piyasalara belirli miktarda dizel yakıt göndermesine imkan tanıyor. Enerji kısıtlamalarının gevşetilmesi, Washington’da siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.
Bazı Cumhuriyetçi Kongre üyeleri, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Ukrayna’daki savaşı sona erdirene kadar Rus enerji ithalatına yönelik ABD yasağının kaldırılmaması gerektiğini savundu.
Dört Cumhuriyetçi senatörün de aralarında bulunduğu yedi senatör, pazar günü yayımladıkları ortak açıklamada, Rusya Ukraynalı sivilleri öldürmeyi sürdürürken ABD’nin Putin’e finansal destek vermemesi gerektiğini bildirdi.
Teksaslı Cumhuriyetçi Temsilci Michael McCaul, dizel fiyatlarını düşürme amacını anladığını ancak Rus petrolüne uygulanan yaptırımların gevşetilmesinin Kremlin’in savaş kapasitesini finanse edebileceği endişesini taşıdığını söyledi.
Planın dizel fiyatlarına etkisi tartışılıyor
Trump, Putin ile koordinasyon içinde hazırlandığını ifade ettiği planın yüksek dizel fiyatlarının gerilemesine katkı sağlayacağını düşünüyor. Buna karşın bazı analistler, düzenlemenin fiyatlarda sınırlı bir etki oluşturabileceğini değerlendiriyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de cuma günü yaptığı açıklamada, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırımları gevşetmesinin Rusya’nın çıkarlarına yarayacağını söyledi.
Trump yönetiminin kararı, ABD’de ekonomik hoşnutsuzluğun ve yaklaşan ara seçimler etrafındaki siyasi tartışmaların devam ettiği bir süreçte yeni bir gündem maddesi haline geldi.