Hürmüz ve Babülmendeb boğazlarındaki güvenlik risklerinin büyümesi, Orta Doğu’nun ham petrol ve petrol ürünleri sevkiyatını yeniden sert biçimde geriletti. Bölgenin ilgili ihracatı 8 Ekim’deki günlük 21,1 milyon varilden 13 Ekim’de 8,3 milyon varile düştü.
Boğazlardaki saldırılar sevkiyatı baskıladı
Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere yönelik saldırılar yoğunlaşırken, Yemen’de İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırması Kızıldeniz rotasına ilişkin kaygıları da tırmandırdı.
Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar son dönemde şiddetlendi. Kendilerine saldırı düzenlendiğini savunan İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ı hedef almaya devam ediyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından uygulanan ABD deniz ablukası, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri büyük ölçüde sınırladı. İran da izinsiz geçiş yapmaya çalışan gemilere yönelik eylemlerini sürdürüyor.
UKMTO ve uluslararası deniz güvenliği kaynaklarının verilerine göre, 5-12 Ekim döneminde Hürmüz Boğazı ve yakınlarında en az 14 saldırı, saldırı girişimi ve engelleme olayı yaşandı. Yalnızca 12 Ekim’de 6 gemi saldırıya uğradı. Böylece boğazdaki gemi saldırıları son bir haftada bu yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Petrol sevkiyatında günlük hacim geriledi
Veri analitik şirketi Kpler’in verileri, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nden yapılan yüklemelerle Kızıldeniz çıkışlı ham petrol, petrol ürünleri ve kimyasal sıvı ürün ihracatındaki düşüşü ortaya koydu.
| Tarih | Günlük ihracat |
|---|---|
| 8 Ekim | 21,1 milyon varil |
| 11 Ekim | 6,7 milyon varil |
| 12 Ekim | 10,4 milyon varil |
| 13 Ekim | 8,3 milyon varil |
İhracatın 7 günlük ortalaması 17 milyon varil seviyesinde kalırken, bu hacim savaş öncesindeki günlük yaklaşık 23,3 milyon varilin altında bulunuyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerinin 22 Temmuz’dan bu yana en düşük düzeye inmesi, söz konusu sert düşüşte etkili oldu.
Hürmüz ve Babülmendeb geçişleri
Hürmüz Boğazı’ndan 12 Ekim’de yalnızca 6 ticari gemi geçti. Aynı boğazda 8 Ekim’de 32, 9 Ekim’de 24, 10 Ekim’de 11 ve 11 Ekim’de 12 ticari gemi geçişi kaydedilmişti.
Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Babülmendeb Boğazı’nda ise ticari gemi trafiği dalgalı seyretti. Geçiş sayısı 8 Ekim’de 35, 9 Ekim’de 41, 10 Ekim’de 39, 11 Ekim’de 46 ve 12 Ekim’de 32 oldu.
Savaşın ilk döneminde petrol, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatında yaşanan düşüş, alternatif rotaların devreye alınması ve Hürmüz geçişleri için yürütülen diplomatik girişimlerle kısmen toparlanmıştı. Ancak artan güvenlik riskleri ve Husilerin Suudi Arabistan saldırıları, enerji sevkiyatını yeniden baskı altına aldı.
Küresel enerji arzına yönelik risk
Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası girişimi ile Babülmendeb Boğazı’nın kontrolünü ele geçirme çabalarının ABD-İsrail/İran Savaşı’na yeni bir boyut kattığı değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Kızıldeniz ve Babülmendeb’deki saldırı ve kontrol girişimlerinin küresel deniz ticareti ile enerji arzı açısından önemli risk taşıdığına dikkat çekiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere Babülmendeb’de eş zamanlı, büyük ölçekli arz kesintilerinin eklenmesi halinde piyasalar üzerindeki baskının daha da artabileceği uyarısı yapılıyor.
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.