SEDDK Başkanı Davut Menteş, Gaziantep’teki Türk Dünyası Sigorta Birliği 2. Genel Kurulu sonrasında yaptığı açıklamada, Sigorta Tahkim Komisyonuna günlük başvuruların 1000’in altına gerilemek üzere olduğunu söyledi.
Sigorta sektörünün büyüklüğü
Menteş, etkinlik sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlarken Türkiye’de sigorta sektörünün büyüklüğünün 40 milyar dolara yaklaştığını, özel emeklilik alanının ise 50 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu belirtti. Sektörün aktif toplamının 5,1 trilyon, likit varlıklarının da 4 trilyon civarında olduğunu ifade etti.
Reform paketinin adli süreç ayağı
Sigortacılıkta aracılığın yalnızca poliçe üretimiyle sınırlı olduğunu, hasar süreçlerinde aracılık bulunmadığını hatırlatan Menteş; yetkisiz aracılık, sistemlere izinsiz erişim ve kişisel verilerin kötü niyetli şekilde depolanması veya işlenmesine karşı düzenleme ve denetim çalışmalarının sürdüğünü aktardı.
Yasa dışı hasar takibi, değer kaybı uyuşmazlıkları ve tahkim süreçlerindeki suistimalleri önlemek amacıyla 5’li reform paketi hazırladıklarını belirten Menteş, adli mercilere hesap verilmesini de paketin 6’ncı unsuru olarak nitelendirdi.
Menteş, “5’li reform paketi olarak açıklamıştık. Aslında hep 6’ncı paket de vardı. Bu son paketin de adli mercilere hesap vermek olduğunu, söz konusu suistimalleri yapan bu kişileri mahkemelere bağımsız yargının karşısına çıkarmak olduğunu her defasında vurguladık. Bu 6’ncı paketi yani denetim faaliyetlerimizin neticesinde elde ettiğimiz bulgulara dair bildirimle birlikte adli merciler süratle harekete geçerek bu kanun tanımazlara gerekli müdahalede bulundular.” dedi.
Tahkim başvuruları yarı yarıya azaldı
SEDDK’nin denetimleriyle suistimalleri parasal hareketler ve iletişim kayıtları üzerinden izlediklerini anlatan Menteş, bir ofisin 200 bin dosya hazırlayıp bunların 190 binine ödeme yapılmasının sistemdeki sorunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Bu dosyaların birçok kanunu ihlal ettiğini ve sürecin 2019’da başlayarak yaygınlaştığını kaydetti.
Menteş, “Türkiye’de günde 5 bin kaza oluyor. Sigorta Tahkim Komisyonunda günde 3 bin başvuru oluşuyor. Böyle çalışan bir mekanizmada kaza sonrasında hak sahiplerinin yani vatandaşların güveni kalır mı? Adli süreçler sonrası operasyon yapıldı. Eylül ayının son 10 gününde gerçekleşti. Ona rağmen yüzde 20’ye yakın bir düşüş var. Önceki tedbirlerimizin de etkisi var. Ekim ayına baktığımızda toplam başvuru adetleri yarı yarıya düştü. Çarşamba ve perşembe günü 3 bin civarındaydı, 1500’e kadar geriledi. Aslında bu başvuru adediyle birlikte değer kaybına bağlı başvurular da önemli. Buraya baktığımız zaman da 1000 rakamının altına gerilemek üzereyiz. Başvuru ofislerinin de yavaş yavaş çekildiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
OHİM ve eksper atamasında yeni düzen
Denetim ve adli mercilere bildirim dışında da tedbirler aldıklarını belirten Menteş, Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezinin (OHİM) kurulduğunu söyledi. Vatandaşların kazadan hemen sonra ihbar oluşturabildiğini, bildirimin dakikalar içinde sigorta şirketlerine iletildiğini ve şirketlerin kazazedelerle veya hak sahipleriyle hızlıca iletişime geçmesini sağlayan bir mekanizma oluşturulduğunu aktardı. Sistemin mevzuat ve teknoloji boyutlarının bulunduğunu ifade etti.
Hak sahiplerinin ek başvuru yapma zorunluluğunun kaldırıldığını belirten Menteş, trafik kazası sonrasında değer kaybı oluşması halinde sigorta şirketinin bunu maddi hasarla birlikte hesaplayarak hak sahibine ödemesi gerektiğini söyledi. Eksper atama sürecinde de reform niteliğinde değişiklik yapıldığını kaydeden Menteş, eksperlerin artık sigorta şirketlerince belirlenmediğini; sistemin kaza yeri, araç tipi, son sürat ve performans değerlendirmesi gibi ölçütlere göre uygun eksperi atadığını dile getirdi.
Finans sektörüne girişte mali güç ve itibar vurgusu
Sigorta şirketlerinin sektöre giriş başvurularına ilişkin değerlendirmesinde Menteş, finans sektörünün evrensel ilkeler doğrultusunda bir itibar sektörü olduğunu, sigortacılığın da finans sektörünün parçası sayıldığını belirtti.
“Neden finans sektörüdür? Sektörün aktif toplamı 5,1 trilyon, likitler 4 trilyon civarında. Şirketler hasar ödeme garantisiyle para topluyor. Sigorta şirketleri emanet bir para taşıyor. Finans sektörüne giriş ilkelerine baktığımızda mali güç ve itibar öne çıkıyor.” diyen Menteş, mali güç ve itibarın yanı sıra farklı risk temalarının ve bağlı risk faktörünün de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.