Konya, 2024 yılında gerçekleştirdiği 753 bin 717 tonluk üretimle Türkiye’nin toplam patates üretiminin yüzde 10,9’unu karşıladı. Ovada faaliyet gösteren üreticiler ise tohumluk patateste verimi yükseltmek ve yurt dışına bağımlılığı azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Konya patates üretiminde üçüncü sırada
Konya Ovası’nda arpa ve buğdayla başlayan tarımsal faaliyetler, daha yüksek katma değer sağlayan ürünlere yönelimle çeşitlendi. Yaklaşık 15 yıl önce mısır ve ayçiçeği denemeleri yapan üretici Hüseyin Güler, olumlu sonuçların ardından yatırımlarını patates ile patates tohumu üretimine çevirdi. Böylece bölgede hem sanayi amaçlı patates üretimi hem de tohum yetiştiriciliği yaygınlaştı.
Tarım ve Orman Bakanlığının 2025 yılı patates ürün raporunda yer alan 2024 verilerine göre Konya’da 753 bin 717 ton patates üretildi. Türkiye’nin toplam 6,9 milyon tonluk üretiminin yüzde 10,9’unu karşılayan il, patates üretiminde ülke genelinde üçüncü sırada bulunuyor.
Yıllık 6-7 bin ton tohum üretim kapasitesi
Bölgede yılda 25 bin ton patates üreten Hüseyin Güler, tohum konusunun Türkiye tarımındaki temel sorunlardan biri olduğunu belirtti. Güler, “Türkiye’deki en büyük sorun tohum sorunu. Bundan 10-15 yıl öncesinde yurt dışından problemli tohumlar geliyordu, topraklarımızı bozuyordu. Niğde tarafında bu tohumlardan dolayı karantina bölgeleri var. Tabii biz de başlamayı tohumla yaptık ama piyasanın şartları bazı firmaların talepleriyle hem tohum hem hammaddeye yöneldik. Kısmi tohum, kısmi hammadde olarak devam ediyoruz. Tabii bizim ürettiğimiz tohumları da fabrikalar çiftçilere dağıtıyor, çiftçiler de üretim yapıp tekrar alıyor. Genelde sözleşmeli üretim yapıyoruz. Global firmalara tohum üretimi, hammadde tedariği yapıyoruz. Bunun altında da bizim diğer altyapıdaki çiftçilere, bölgeye bayağı katkılarımız oluyor. Üretim olarak yıllık 25 bin ton civarında bir kapasitemiz var hammadde bazında, 6-7 bin ton civarında da tohum üretimi yapabiliyoruz” dedi.
Yatırımlar patates tohumu üretimine kaydı
Güler, sulu tarımı temel alarak yatırım yaptıklarını ve bölgede katma değeri yüksek ürünleri araştırdıklarını ifade etti. Arpa ve buğdayın önemli ürünler olduğunu ancak elde edilen gelirin yatırımları her zaman karşılamadığını söyleyen Güler, “Bu nedenle 15 yıl önce mısır denemeleri yaptık ve başarılı sonuçlar aldık. Ardından ayçiçeği ve patates denemelerine başladık. Patatesten de oldukça iyi sonuçlar elde edince bütün hedefimizi patates tohumu üretimine yönelttik. Bu doğrultuda ekipmanlarımızı geliştirdik, ekibimizi güçlendirdik ve mühendislerimizle birlikte daha eğitimli, daha profesyonel bir kadroyla tohum üretimine başladık” diye konuştu.
Bu üretim modelinin bölgede giderek yaygınlaştığını aktaran Güler, iki yıl önce Türkiye’nin en büyük patates üretim alanının Konya Ovası olduğunu belirtti. Yaklaşık 180 kilometrelik bir alana yayılan ve üç farklı şehri kapsayan Konya Ovası’nda günümüzde de yüksek miktarda patates üretimi yapıldığını kaydetti.
Güler, yeni düzenlemelerle bazı bölgelerde üretim kısıtlamaları ve yasaklarının gündeme geldiğini, üreticilerin Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olması gerektiğini ve bundan sonraki dönemde bu kurallara uymak zorunda olduklarını söyledi.
Patates üretiminde hijyen ve depolama hassasiyeti
Patatesin bakım koşullarının diğer tarım ürünlerinden farklı ve daha hassas olduğunu vurgulayan Güler, böcek ve mantari hastalıklara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Güler, “Şimdi hep şöyle bakıyoruz; tarımda bir tarım var, bir de patates var diye ayırıyoruz. Çünkü bakım özellikleri diğerlerinden çok farklı, çok hassas bir bitki. Bundaki böcek, mantari hastalıklar bunlara çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bu tip bazı hastalıklarda bir günde sabah bakarsınız ürünü bulamayabilirsiniz. O yönden patates tarımı daha hassas bir tarım. Bundan dolayı çok dikkatli olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Üretimde hijyene önem verdiklerini ve yoğun şekilde dezenfektan kullandıklarını anlatan Güler, iyi tarım uygulamalarına uygun üretim yapmaya çalıştıklarını söyledi. Genellikle organik ve orgamineral gübreleri tercih ettiklerini, kimyasal kullanımını azaltmaya çalıştıklarını belirten Güler, amaçlarının hem sonraki yılın verimini hem de kaliteli ürünü güvence altına almak olduğunu kaydetti.
Fabrikalara gönderilen hammaddelerin mayıs haziran ayına kadar depolarda kullanıldığını aktaran Güler, depolama dayanıklılığının da önemli olduğunu söyledi. Kullanılan gübre ve besleme ürünlerinin kaliteli olması gerektiğini belirten Güler, bu nedenle üretim sürecini büyük bir hassasiyetle yürüttüklerini ifade etti.
Türkiye’de yeni patates çeşitleri geliştiriliyor
Tohum üretim sürecini de anlatan Güler, “T1 ve T2 dediğimiz kademedeki tohumlarımız yurt dışından geliyor biz onları burada sertifikasyon yapıyoruz. Tarım İl Müdürlüğü kontrolleri altında yüksek kademe olan tohumları biz burada sertifikalı tohuma çeviriyoruz. Bir sonraki yıl hem bizim hem de diğer çiftçilerin kullanabileceği sertifikalı tohum yapmış oluyoruz” dedi.
Türkiye’de yeni çeşitlerin ortaya çıkmaya başladığını belirten Güler, bölgede bu alanda ciddi çalışmalar yürütüldüğünü ve yeni çeşitlerin geliştirildiğini söyledi. Çeşitleri zaman içinde denediklerini, verim ve depo dayanıklılıklarını incelediklerini aktaran Güler, “İnşallah bunlar ilerleyen yıllarda daha da çoğalacak. Dışa bağımlılık çeşit bazında belki biraz daha devam edecek ama Türkiye’mizde bu konuda firmalarımız çalışmalar yapıyor” diye konuştu.
Kaynak: İHA | Bu içerik Cansu Çamcı tarafından yayına alınmıştır