Fon soruşturmaları kapsamında 29 ülkeye 48 ayrı talep gönderilirken 278 kişinin hesapları ve mal varlıkları hakkında bilgi istendi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerde, bugüne kadar 84 kişinin tutuklandığı ve 282 kişi hakkında işlem yapıldığı açıklandı.
Fon soruşturmasının uluslararası boyutu
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Ak Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanarak tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına yönelik kanun teklifini görüştü. Toplantıda soruşturmanın mevcut durumu ile yatırımcı haklarının korunmasına ilişkin düzenlemeler ele alındı.
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İlhan Hatipoğlu, soruşturma çerçevesinde 29 farklı ülkeye 48 ayrı talep iletildiğini belirtti. Bu kapsamda 278 kişinin hesapları ve mal varlıkları hakkında bilgi talep edildiğini söyleyen Hatipoğlu, başsavcılıklarla da iletişim kurulduğunu aktardı.
84 kişi tutuklandı
Kanun teklifinin ilk imza sahiplerinden Ak Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, Türkiye’de 2 bini aşkın yatırım fonu bulunduğunu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tasfiyesine karar verilen fon sayısının 131 olduğunu ifade etti.
Aksu, soruşturmalar sonucunda bugüne kadar 84 kişinin tutuklandığını, 282 kişi hakkında işlem yapıldığını ve 27 şüpheli için arama kararı çıkarıldığını bildirdi. Aksu şu ifadeleri kullandı:
“Parti ayrımı olmaksızın, kimliğine, kişiliğine ve kariyerine bakılmaksızın piyasayı bozan, sahtekârlık, dolandırıcılık yapan herkes hukuk önünde yaptıklarının hesabını verecektir.”
Tasfiye için Hazine kaynağı kullanılmayacak
Aksu, düzenlemenin kamu bütçesine mali yük getirmeyeceğini belirterek tasfiye sürecinde Hazine kaynaklarının ve bütçe imkânlarının kullanılmayacağını vurguladı. Yatırımcılara yapılacak ödemelerin, fonların kendi mal varlıkları ile hukuka aykırı eylemlerden sorumlu gerçek ve tüzel kişilerden tahsil edilecek tutarlardan karşılanacağı kaydedildi.
455 bin 578 yatırımcının hakları korunacak
Teklifin ilk iki maddesinde uygulamaya ilişkin tanımlar bulunurken, üçüncü maddeyle fon tasfiyelerinin SPK gözetim ve denetiminde görevlendirilecek kuruluşlar aracılığıyla yürütülmesi öngörülüyor. Düzenlemenin 455 bin 578 bireysel fon pay sahibinin haklarını koruması hedefleniyor.
Borsa fiyatının gerçek değeri yansıtmadığı ya da satışların tasfiye sürecini geciktirerek fiyatların düşmesine yol açabileceği durumlarda SPK’ye farklı satış yöntemleri belirleme yetkisi verilecek. Bu kapsamda geri alım, hâkim ortağa satış hakkı ve toptan satış seçenekleri uygulanabilecek. Böylece yatırımcılar için en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi ve borsa işlemlerinin sağlıklı biçimde sürdürülmesi amaçlanıyor.
Yaklaşık 350 bin yatırımcıya ödeme planlanıyor
Teklifle yatırımcıların net yatırım tutarlarının kâğıt üzerindeki değerler yerine fiilen gerçekleşen nakit giriş ve çıkışlara göre hesaplanması düzenleniyor. Para çıkışlarında “İlk Giren İlk Çıkar” yöntemi esas alınacak.
Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında kalan yatırımcılara ödemelerin tamamının yapılabilmesi öngörülüyor. Nakdin yetersiz kalması halinde ödeme sırası, net yatırım tutarı en düşük yatırımcıdan başlayacak. Yapılan analizlere göre yaklaşık 350 bin fon pay sahibine net yatırım tutarlarının ödenmesi bekleniyor.
Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104’üncü maddesinde yer alan piyasa bozucu eylemleri, 106’ncı maddesindeki bilgi suistimali ve 107’nci maddesindeki piyasa dolandırıcılığı suçlarını işlediği belirlenen kişiler, özel tasfiye ve geri kazanım mekanizmalarından yararlanamayacak.
Fahiş kazanç sağlayanlara iade seçeneği
Teklifin dördüncü maddesi, gerçeğe aykırı değerlemeler üzerinden olağan dışı kazanç elde ederek fondan ayrılanlar için isteğe bağlı iade mekanizması getiriyor. Emsal getiriyi aşan kazançlar iade hesabına aktarılabilecek. Ancak bu uygulama af, ibra veya cezasızlık anlamına gelmeyecek; ilgili kişilerin cezai ve hukuki sorumlulukları sürecek.
Beşinci madde kapsamında gerçek bir ekonomik amacı olmayan repo, ters repo, karşılıksız kredi ve muvazaalı işlemlerle aktarılan para, sermaye piyasası araçları, mallar, haklar ve alacaklar şahsi sorumluluk çerçevesinde takip edilecek.
El konulan varlıklar fonlara aktarılabilecek
Altıncı maddeye göre ceza soruşturmalarında el konulan veya müsadere edilen gayrimenkul, araç ve likit varlıklar Hazine’ye gelir kaydedilmeyecek. Bu varlıklar doğrudan ilgili fona ya da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) nezdindeki özel geri kazanım hesabına aktarılacak.
TMSF’nin bu varlıklara kayyım atanabilmesi ve dava sonucunu beklemeden satış gerçekleştirebilmesi öngörülüyor. Satışlardan elde edilen nakit, dava sonunda fon pay sahiplerine dağıtılacak.
Yedinci maddeyle, yoğun iş yükünün karşılanması amacıyla SPK ve Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne (YTM) dışarıdan avukatlık, muhasebe ve yazılım geliştirme hizmeti alabilme yetkisi tanınacak.
Komisyon görüşmelerinde muhalefet partilerinin temsilcileri ise teklifin alt komisyonda değerlendirilmesini önererek düzenlemeye ilişkin eleştirilerini dile getirdi.