Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, enerji krizinin LPG piyasasında oluşturduğu baskıya karşı olası bir güvenlik mekanizması için hükümetler ve sektör temsilcileriyle görüşmeler yürüttüklerini açıkladı.
Enerji krizinin etkileri genişliyor
Birol, Dünya Likit Gaz Birliği tarafından İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Likit Gaz Haftası Programı’nda yaptığı konuşmada, enerjiye dair hiçbir başlığın dünyanın yaşadığı enerji krizinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti.
ABD/İsrail-İran Savaşı’nın başlamasının hemen ardından “Tarihin en büyük enerji güvenliği tehdidiyle karşı karşıyayız” dediğini hatırlatan Birol, savaşın üzerinden neredeyse 8 ay geçtiğini ve etkilerin her gün daha belirgin hale geldiğini söyledi. Bu etkilerin yalnızca petrol ve doğal gaz piyasalarıyla sınırlı kalmadığını, gübre ve diğer sektörlerde de görüldüğünü ifade etti.
Dizel piyasalarında ciddi baskı
Petrol piyasalarında odağın ham petrol fiyatlarının 100 doların biraz üzerindeki seviyesine çevrildiğini aktaran Birol, tüketicilerin ise doğrudan ham petrol değil LPG, dizel ve benzin kullandığına dikkat çekti. Birol, “Dizel fiyatları bugün savaş başlamadan önceki seviyenin iki katı” dedi.
Dizelin ulaşımın yanı sıra elektrik üretimi, sanayi ve tarım için de kritik olduğunu vurgulayan Birol, Orta Doğu’daki gelişmeler ile birçok Rus rafinerisinin zarar görmesinin dizel piyasalarında benzeri görülmemiş zorluklar yarattığını belirtti.
Kış dönemine girilirken dizel talebinin genellikle arttığını ve çok sayıda rafinerinin bakım programına geçtiğini söyleyen Birol, G7 ülkelerinin devlet başkanlarıyla görüşmesinin temel nedenlerinden birinin bu gelişmeler olduğunu kaydetti. Uluslararası Enerji Ajansı’nın dizel piyasalarını istikrara kavuşturmak için çalışmalar yürüttüğünü belirten Birol, bazı adımların atıldığını ve gerekirse ilave önlemlerin devreye alınacağını ifade etti.
LPG ticaretinin üçte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor
LPG piyasasının da krizden etkilendiğini belirten Birol, LPG ticaretinin üçte birinden fazlasının, ağırlıklı olarak Asya’ya yönelik şekilde Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiğini söyledi. Piyasalarda bir miktar sıkışıklık gözlendiğini aktaran Birol, dünya genelindeki LPG fiyatlarının savaş öncesi seviyelere göre ortalama yüzde 60 daha yüksek olduğunu bildirdi.
Fiyat artışı haneleri doğrudan etkiliyor
Birol, LPG’deki hareketliliğin haneler üzerindeki etkisine de işaret etti. LPG’nin yüzde 50’sinden biraz fazlasının evlerde yemek pişirme ve ısınma amacıyla kullanıldığını, kalan bölümün ise petrokimya ve sanayi sektörlerine gittiğini belirtti.
Mevcut enerji krizinin bu nedenle haneleri doğrudan etkilediğini ifade eden Birol, enerji sektörüyle işbirliği içinde yeni bir program geliştirdiklerini açıkladı. UEA’nın petrol stokları için geniş kapsamlı bir mekanizması bulunduğunu hatırlatan Birol, piyasada ciddi bir sorun veya aksaklık yaşandığında bu stokların piyasaya sunulduğunu söyledi.
Birol, benzer bir LPG güvenlik mekanizmasının oluşturulup oluşturulmaması konusunda birçok hükümet ve sektör temsilcisiyle görüşmeler yaptıklarını dile getirdi.
Temiz pişirme güvenliği programına da güçlü destek verildiğini belirten Birol, temiz pişirme için en kolay çözümün LPG olduğunu söyledi.