Borsa İstanbul’da 4 Kasım’da görülen sert yükselişte, tasfiye aşamasındaki fonlara ait 12,7 milyar TL’lik hisse senetlerinin borsa dışında elden çıkarılması etkili oldu. Azimut Portföy Genel Müdürü Murat Salar, işlemin tamamlanmasıyla piyasadaki önemli belirsizliklerden birinin sona erdiğini açıkladı.
12,7 milyar TL’lik portföy borsa dışında satıldı
Salar, CNBC-e’de Elif Saygıler’in sorularını yanıtlarken tasfiye sürecindeki fonların portföyünde bulunan BIST 30 hisselerinin satışını ve bunun piyasa üzerindeki yansımalarını değerlendirdi.
Tasfiye edilen fonların yatırımcılara ödeme yapabilmek için varlıklarını nakde dönüştürmesi gerektiğini belirten Salar, bu hisselerin piyasaya gelebileceği beklentisinin yatırımcılarda satış baskısı yarattığını söyledi. Toplam 12,7 milyar TL değerindeki hisse senetlerinin hızlandırılmış yöntemle borsa dışında satıldığını aktaran Salar, işlemin tamamlanmasıyla söz konusu kaygının ortadan kalktığını ifade etti.
BIST 100 endeksi, 4 Kasım saat 15.36’da yüzde 4,4 yükselişle 11 bin 509 puan seviyesinde bulunuyor. Salar bu gelişmeyi, “Borsanın önündeki blokaj kalktı” sözleriyle değerlendirdi.
Alıcılara 3 aylık satış taahhüdü
Söz konusu hisselerin 20 eşit paket şeklinde alıcılara devredildiğini belirten Salar, satışların 3 Kasım kapanış fiyatları üzerinden yapıldığını söyledi. Alıcıların ise satın aldıkları hisseleri 3 ay boyunca piyasada satmama taahhüdünde bulunduğunu kaydetti.
Küresel piyasalardaki olumlu hava da destek verdi
Borsa İstanbul’daki yükselişin yalnızca fon satışına ilişkin belirsizliğin ortadan kalkmasından kaynaklanmadığını belirten Salar, küresel hisse senedi piyasalarındaki olumlu seyrin de etkili olduğunu dile getirdi. Borsadaki kayıpların sadece nominal fiyatlar dikkate alınarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Salar, enflasyon ile taşıma maliyetinin yatırımcı açısından önem taşıdığını vurguladı.
Salar, borsanın uzun süre aynı seviyede kalmasının bile enflasyon nedeniyle yatırımcı açısından reel kayıp anlamına gelebileceğini ifade etti.
Sermaye piyasası kurallarında güncelleme çağrısı
Sermaye piyasalarının sürekli değişen ve dinamik bir yapıya sahip olduğunu belirten Salar, mevzuat ile düzenlemelerin piyasa koşullarındaki değişimlere paralel biçimde yenilenmesi gerektiğini söyledi.
Portföy yönetimi sektörünün son 15 yılda önemli bir dönüşüm geçirdiğini ve bağımsız portföy yönetim şirketlerinin ağırlığının arttığını aktaran Salar, yeni ürünlerle piyasa ihtiyaçlarının düzenlemelerde güncellemeyi zorunlu hale getirdiğini kaydetti.
Salar ayrıca, son dönemde yayımlanan rehberde gerçekleştirilen revizyonların piyasa beklentileriyle uyumlu olduğunu belirtti.