Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, Ekim 2027 sonuna kadar sürmesi beklenen görevini yaklaşık 9 ay erken bırakacağını açıkladı. Ayrılık 7 Şubat 2027’de resmileşecek.
Erken ayrılığın arkasında Fransa siyaseti var
Lagarde’ın kararının, Fransa iç siyasetindeki kırılganlıklarla bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Gelecek bahar yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağcı aday Marine Le Pen’in favori gösterilmesi, ECB’nin bağımsızlığına ilişkin kaygıları artırdı.
Erken ayrılık, Fransa’da kritik sandıklar kurulmadan önce Emmanuel Macron ve diğer Avrupalı liderlere yeni ECB başkanını belirleme imkânı sağlayacak. Analistler bu adımı, AB karşıtı aşırı sağın iktidar ihtimaline karşı stratejik bir “ön alma” hamlesi olarak yorumluyor. Lagarde da 29 Ekim’de Frankfurt’taki toplantıda, “Artık tarafsız kalabileceğimi düşünmüyorum” ifadelerini kullanmıştı.
Yeni başkanın önündeki sınav faiz değil Fransa olacak
ECB’nin enflasyonu kontrol altına almak için izlediği faiz patikası piyasalar tarafından büyük ölçüde fiyatlanmış durumda. Bu nedenle yeni başkanın asıl sınavının faiz kararlarından ziyade Fransa’ya ilişkin mali riskler olması bekleniyor.
Bütçe açığını düşürmekte zorlanan ve tahvil piyasası sarsılan Fransa’da oluşan risk primleri, Avrupa tahvil piyasalarında baskı yaratıyor. Yeni başkanın bu tabloya ne hızda müdahale edeceği, avronun istikrarı açısından belirleyici olacak.
ECB başkanlığı için İspanya ve Hollanda öne çıkıyor
Lagarde’ın şubat başındaki ayrılığı, AB liderlerini aralık ayındaki Avrupa Konseyi toplantısında yeni yönetim kadrosu için “paket anlaşma” arayışına yöneltiyor.
- Pablo Hernandez de Cos: Eski İspanya Merkez Bankası Başkanı. Kuruluşundan bu yana ECB başkanı çıkaramayan İspanya’nın adayı olarak öne çıkıyor. Moderatör çizgisinin piyasalarda büyük bir çalkantı yaratmayacağı düşünülüyor.
- Klaas Knot: Hollanda Merkez Bankası Başkanı. Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) çizgisine yakınlığı ve Almanya’da siyasi açıdan kabul görme ihtimali, adaylığını güçlendiriyor.
- Joachim Nagel: Bundesbank Başkanı. 25 yılı aşkın ECB tarihinde başkan çıkaramayan Almanya’nın adayı olarak ismi geçiyor.
Lagarde dönemine ilişkin bilanço ve eleştiriler
Christine Lagarde, 2019’da göreve başladığında resmi ekonomi eğitimi bulunmaması nedeniyle “güvenilirlik riski” olarak görülmüştü. Buna karşın Kovid-19 salgını, enerji şokları ve enflasyon dalgası gibi kriz dönemlerini yönetti; acil tahvil alım programları ve hızlı faiz artışlarıyla istikrarı sağlamaya çalıştı. Teknik teoriler yerine halkın anlayabileceği bir iletişim dili benimsedi.
Erken ayrılık kararı ise eleştirileri beraberinde getirdi. Fırtınalı dönemlerde “gemiyi terk etmeyeceğine” ilişkin sözleri hatırlatılan Lagarde, enflasyonun yükseldiği ve yeni bir Avro krizi endişesinin bulunduğu süreçte görevden ayrıldığı için Avrupa basınında sert biçimde eleştirildi. “Deniz fırtınalı bir hal alırken kaptanın gemiyi erken terk ettiği” yorumları yapılırken, Lagarde’ın sonraki adresinin İsviçre merkezli Dünya Ekonomik Forumu (WEF) olabileceği yönündeki spekülasyonlar güçlendi.
Ekonomistlerin değerlendirmeleri ise farklılaştı. Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Marcel Fratzscher kararı yüksek bir sorumluluk bilinci olarak nitelendirirken, ING Başekonomisti Carsten Brzeski bunun tamamen kişisel göründüğünü söyledi. Brzeski, ECB’nin itibarının bu sarsıntıdan çok daha güçlü olduğunu da ifade etti.