IMF Başkanı Kristalina Georgieva, küresel ekonominin yüksek enerji fiyatları, büyüyen kamu borcu ve yapay zeka yatırımlarının oluşturduğu risklerle karşı karşıya bulunduğunu açıkladı.
Enerji maliyetleri baskıyı artırıyor
Bangkok’ta gelecek hafta gerçekleştirilecek IMF-Dünya Bankası toplantıları öncesinde değerlendirmelerde bulunan Georgieva, Orta Doğu’daki savaşların enerji arzını olumsuz etkilediğini söyledi. Yapay zeka yatırımlarındaki hızlı artışın ise talebi ve enflasyonist baskıları yükselttiğini belirterek, bu iki gelişmenin ülkeler üzerindeki etkilerinin oldukça farklı olduğunu vurguladı.
Petrol fiyatlarının yaklaşık 100 dolar düzeyinde seyretmesi ve rafinaj kapasitesindeki kayıpların motorin gibi ürünlerin maliyetini artırması, enflasyon baskısının devam etmesine yol açıyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki LNG taşımacılığına ilişkin riskler nedeniyle doğal gaz arzının sınırlı kaldığı ifade edilirken, kış aylarında enerji talebinin daha da yükselmesi bekleniyor.
Georgieva, çatışmalar sona erse dahi enerji fiyatlarının bir süre daha yüksek kalabileceğini dile getirdi. Artan enerji maliyetlerinin yalnızca enflasyonu değil, politika faizleri ile tahvil getirilerini de yukarı taşıdığına dikkat çekti.
Kamu borcu II. Dünya Savaşı sonrası zirvede
IMF Başkanı, kamu borcundaki hızlı yükselişi küresel ekonomi açısından diğer önemli risk olarak gösterdi. IMF verilerine göre kamu borcu II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Borcun 2030’dan önce küresel GSYİH’nin yüzde 100’ünü aşması bekleniyor.
Özellikle gelişmiş ekonomilerin borç yüküne işaret eden Georgieva, hükümetlerin mali sorunları yalnızca daha yüksek büyümeye dayanarak çözemeyeceğini belirtti. Yüksek borç taşıyan ülkelerde orta vadeli mali konsolidasyon planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Yapay zeka yatırımları finansal risk taşıyor
Georgieva, yapay zeka yatırımlarının ekonomiye önemli katkılar sunabileceğini ancak sektördeki hızlı genişlemenin finansal riskleri de beraberinde getirdiğini ifade etti.
IMF araştırmalarına göre yapay zeka uygun biçimde yönetilirse küresel büyümeye yıllık 0,5 puan katkı sağlayabilir. Buna karşın şirket değerlemelerinin beklenen verimlilik ve kâr artışlarıyla desteklenmemesi durumunda, piyasalardaki hayal kırıklığının geniş kapsamlı bir şoka dönüşebileceği uyarısı yapıldı.
Georgieva ayrıca yapay zekanın iş gücü piyasası, siber güvenlik ve finansal istikrar üzerindeki risklerine karşı düzenleyici adımlar atılması gerektiğini belirtti.