Frankfurt Borsası’nda işlem gören Alman otomotiv şirketlerinin hisseleri; küresel pazarlardaki daralma, gerileyen satış ve kârlar, yüksek üretim giderleri ve Çin’deki rekabetin etkisiyle yıl başından bu yana güçlü değer kayıpları yaşadı.
Makroekonomik baskılar sektörü zorluyor
Küresel ticaretteki gümrük vergisi tartışmaları, büyük pazarlardaki korumacı uygulamalar, yüksek üretim maliyetleri ve Çin otomotiv pazarındaki yapısal dönüşüm, Alman otomotiv sanayisi üzerindeki baskıyı sürdürüyor.
Artan makroekonomik belirsizlikler ile üreticilerin art arda yaptığı kâr uyarıları, borsada işlem gören şirketlerin hisse performanslarında tarihi düşüşlere yol açıyor. Satış verileri, finansal sonuçlar ve kâr beklentilerindeki aşağı yönlü revizyonlar da Frankfurt Borsasındaki negatif seyri güçlendiriyor.
Almanya ve Avrupa Birliği (AB) genelinde siyasi ve hukuki çerçevenin belirsizliğini koruması, uzun süre içten yanmalı motorlara bağlı kalan üreticilerin dönüşüm sürecini zorlaştırıyor. Şirketler, daralan kâr marjları ve yüksek üretim giderlerinin yanında ABD’nin gümrük tarifeleri, Orta Doğu’daki krizler ve artan enerji fiyatlarının etkisini de bilançolarında hissediyor.
Alman markalarının hisseleri geriledi
Çin’de yerli üreticilerin pazar payını artırması ve rekabetin yoğunlaşması, Alman markalarının küresel teslimatlarını olumsuz etkiledi. Yılın ilk yarısında Çin’deki binek araç satışları Mercedes-Benz’de yüzde 28, Volkswagen’de yüzde 26 ve BMW’de yüzde 20 azaldı.
Yaklaşık 154 bin kişilik küresel iş gücünün yüzde 5’ine karşılık gelen 8 bin idari ve AR-GE pozisyonunu 2027 sonuna kadar kaldıracağını açıklayan BMW AG’nin ikinci çeyrek net kârı yüzde 35 düşerek 1,2 milyar avroya indi. Bu gelişmeler sonrasında BMW hisselerindeki yıl başından beri kayıp yüzde 43,33 oldu.
Volkswagen AG, küresel talepteki zayıflık ve operasyonel giderler nedeniyle kâr marjı beklentisini yüzde 1 seviyesine kadar çekti. Şirketin hisseleri bu yıl yüzde 36 geriledi. İstihdam azaltma planını iki katına çıkaran Volkswagen, 100 bin çalışanın işine son vermeyi ve Almanya’daki 4 fabrikayı kapatmayı planlıyor.
Mercedes-Benz Group’un üçüncü çeyrekte binek araç teslimatları küresel ölçekte yüzde 8, toplam araç satışları ise yüzde 6 düşerek 491 bin 600 seviyesine geriledi. Çin’deki rekabet nedeniyle 700 milyon avrodan fazla varlık silen şirketin çekirdek otomobil bölümündeki faaliyet kârı yüzde 25 azalarak 909 milyon avroya düştü. Mercedes-Benz hisseleri de yıl başına göre yüzde 35 değer kaybetti.
Lüks spor otomobil üreticisi Porsche AG, tasarruf önlemleri çerçevesinde Almanya’daki istihdamını 2035 yılına kadar 5 bin kişi azaltmayı hedefliyor. Şirketin ocak-eylül dönemindeki küresel teslimatları yüzde 16 gerileyerek 178 bin 532 oldu. Porsche hisselerindeki yıl başından bu yana kayıp ise yüzde 9,79 olarak kaydedildi.
Ifo endeksi eylülde eksi 35 puana indi
Alman otomotiv sektöründeki finansal baskı, öncü ekonomik göstergelerde de görüldü. Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo) tarafından yayımlanan İş Ortamı Anketi sonuçlarına göre, sektörün iş ortamı endeksi ağustostaki eksi 22 puandan eylülde eksi 35 puana geriledi.
Şirketlerin mevcut duruma ilişkin değerlendirmeleri, yılın ilk yarısındaki en düşük seviyenin de altına indi. Ağustosta sert gerileyen iş beklentileri ise eylülde düşük seviyesini korudu.
Ifo Endüstriyel Organizasyon ve Yeni Teknolojiler Merkezi Uzmanı Anita Wölfl, “Otomotiv endüstrisi, kriz bataklığında çırpınmaya devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Temmuz ve ağustos arasında geçici bir toparlanma sergileyen ihracat ve istihdam beklentileri, eylülde yeniden geriledi. Şirketlerin sipariş stokları önceki aya kıyasla daha düşük değerlendirilirken üçüncü çeyrek kazançlarının ikinci çeyreğe göre belirgin biçimde azaldığı görüldü.
Üretim maliyetleri istihdam kaybını artırıyor
Otomotiv sanayisi Almanya’nın toplam katma değerinin yüzde 5’ini ve istihdamının yüzde 3’ünü oluşturuyor. Gelir bakımından ülkenin en büyük sanayi sektörü olan otomotiv, sanayi çalışanlarının yaklaşık yüzde 14’ünü barındırıyor. Sektör, 2025 yılında toplam ihracatın yüzde 16,2’sine karşılık gelen 280 milyar avroluk dış satım gerçekleştirdi. Tedarikçiler hariç yaklaşık 725 bin kişinin çalıştığı sektörde istihdam, küresel pazarlardaki daralmanın etkisiyle yıllık bazda yüzde 6,2 azaldı.
Yönetim danışmanlığı şirketi Oliver Wyman’ın analizinde, Almanya’da bir otomobilin üretimindeki ortalama işçilik maliyeti 3 bin 307 dolar olarak hesaplandı. Aynı maliyet Çin’de 597 dolar, Meksika’da ise 305 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu fark, üretim ağını uzun süredir küresel ölçekte yapılandıran Alman otomotiv sanayisinde faaliyetlerin yurt dışına taşınmasını hızlandırıyor.
Alman Otomobilciler Birliği (VDA) verilerine göre Almanya’da üretilen otomobil sayısı 2016 yılından bu yana yüzde 28 geriledi. Son dönemde Alman markalı her 10 araçtan 7’sinden fazlası ülke dışında üretiliyor. Pazarın bulunduğu bölgelerde üretim yapmak lojistik giderlerini ve kur risklerini düşürse de Almanya’daki fabrikaların yalnızca marka imajına değil, yüksek verimliliğe de dayanmasını gerektiriyor.
Kimya ve makine sektörleriyle birlikte 19. yüzyıldan bu yana Alman mühendisliğinin 3 temel direğinden biri olan otomotivdeki kötüleşme, ekonomik etkilerin ötesine geçiyor.
Volkswagen, Mercedes-Benz ve BMW’nin karşı karşıya olduğu yapısal kriz; binlerce çalışanın geçimini ve Almanya ekonomisini sarsmanın yanı sıra ulusal kimlik, toplumsal huzur ve kırılgan siyasi dengeler üzerinde de etkili oluyor ve aşırı sağcı siyasi hareketleri besliyor.