Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, yüksek enflasyon, güçlü tüketici talebi ve düşük işsizliğin ABD Merkez Bankası’nın faiz artırımı seçeneğini gündemde tutmasına yol açtığını söyledi. Barkin, para politikasının yönünün büyük ölçüde belirginleştiğini, ancak artışların hangi hızda yapılacağının belirsiz kaldığını belirtti.
Barkin kademeli politika yaklaşımını destekledi
SiriusXM’e konuşan Barkin, ABD’de enflasyonun yüksek seviyesini koruduğuna, tüketici talebinin güçlü olduğuna ve işsizliğin görece düşük bulunduğuna dikkat çekti. Bu tablo karşısında para politikasının yönünün oldukça açık olduğunu ifade eden Barkin, Fed’in kademeli hareket etmesinin mevcut ekonomik şartlarla uyumlu olduğunu dile getirdi.
Yükselen maliyetler fiyatlara taşınabilir
Richmond Fed’in sorumluluk alanındaki şirketlerden maliyet baskılarının arttığı yönünde geri bildirim aldıklarını aktaran Barkin, dizel yakıt, bilgisayar çipleri, nitelikli iş gücü ücretleri ve diğer üretim giderlerindeki yükselişlere işaret etti. İşletmelerin bu maliyet artışlarını satış fiyatlarına yansıtma eğiliminde olduğunu söyledi.
Yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyümenin talebi desteklediğini belirten Barkin, son dört-beş yıldır yüksek enflasyonla faaliyet gösteren şirketlerin fiyat artışlarını müşterilerine aktarma konusunda daha rahat davrandığını kaydetti.
Barkin, Fed’in enflasyonla mücadelede gereken adımları atmaması durumunda şirketlerin fiyatlama davranışlarının gelecekteki enflasyonu daha da yükseltebileceği uyarısında bulundu.
Piyasalarda Aralık toplantısı beklentisi
Fed, bu haftaki toplantısında politika faizini sabit tutmuştu. Bununla birlikte karar metninde, ilerideki para politikası kararları alınırken daha fazla ekonomik verinin dikkate alınacağı belirtildi.
Söz konusu ifadeler, piyasalarda ilerleyen süreçte yeni faiz artırımlarının yapılabileceği şeklinde değerlendirildi. Son verilerin büyüme ve enflasyonun beklentilerin üzerinde seyrettiğine işaret etmesi de Fed’in sıkı para politikasını devam ettirme ihtimalini artırdı. Piyasalarda, Fed’in Aralık ayındaki 8-9 tarihli toplantısında 25 baz puanlık faiz artırabileceği beklentisi öne çıkıyor.
Bu yıl faiz kararlarında oy hakkı bulunmayan Barkin, gelecek yıl para politikası kararlarında oy kullanacak üyeler arasında bulunacak. Diğer taraftan, hisse senedi piyasalarındaki son düşüşün tüketici harcamalarını yavaşlatabileceği ve ekonomideki maliyet baskılarını azaltabileceği değerlendiriliyor.