Küresel varlık fiyatları, teknoloji hisselerindeki tepki alımları ile yüksek tahvil faizleri, artan petrol fiyatları ve Fransa kaynaklı siyasi riskler arasında yön arıyor. Yatırımcıların odağında şirket bilançoları, tahvil piyasası ve enerji arzına ilişkin gelişmeler bulunuyor.
Wall Street’te teknoloji hisseleri toparlandı
ABD’de Nasdaq günü % 1,1 ve S&P 500 % 0,4 yükselişle tamamlarken Dow Jones sınırlı geriledi. Son satışların ardından Nvidia, AMD ve Tesla hisselerinde görülen alımlar endeksleri destekledi.
Buna karşın yapay zeka yatırımlarının kâra dönüşme kapasitesine ilişkin soru işaretleri sürüyor. Meta, Netflix, Tesla ve yarı iletken şirketlerinin açıklayacağı bilançolar, yalnızca ilgili hisselerin değil teknoloji sektörünün genel görünümü açısından da önem taşıyor. Piyasa, yatırım harcamalarının tutarından çok bu harcamaların gelir ve nakit akışı üretip üretmediğini değerlendirmeye başladı.
Yüksek tahvil faizi hisse değerlemelerini zorluyor
Risk iştahındaki kısmi iyileşme güvenli liman talebini azaltırken ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi % 5,13–5,14 aralığına çıktı. Bu seviye, özellikle yüksek çarpanlarla işlem gören teknoloji ve büyüme şirketleri için kritik önem taşıyor. Faizlerin bu bölgede kalıcılaşması, söz konusu hisseler üzerindeki baskıyı yeniden artırabilir.
İki günlük düşüşün ardından dolar endeksi de yaklaşık % 0,2 yükseliyor. Euro/dolar 1,122 civarında, dolar/yen ise Japon tahvil ihalesi öncesinde 158,6 seviyesinde işlem görüyor.
Fransa’da protestolar mali riskleri büyütüyor
Avrupa piyasalarında başlıca gündem maddesi Fransa. Hayat pahalılığı ve kamu hizmetleri nedeniyle büyüyen protestolar, bütçe açığı ile hükümetin mali disiplin uygulama kapasitesine dair kaygıları artırıyor.
Fransa’nın kamu borcu millî gelirin yaklaşık % 119’una ulaşmış durumda; bütçe açığı da Avrupa Birliği’nin % 3 sınırının oldukça üzerinde bulunuyor. Hükümet, açığı azaltmak amacıyla 2027 bütçesinde yaklaşık 43 milyar euroluk tasarruf öngörüyor.
Ancak protestoların yoğunlaştığı bir ortamda harcama kesintileri ve reformların uygulanıp uygulanamayacağı piyasaların temel sorusu haline geldi. Tasarruflardan geri adım atılması açığı büyütebilir; planın sürdürülmesi ise toplumsal ve siyasi gerilimi artırabilir.
Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi bu sabah % 4,9’a yaklaşırken Alman tahviliyle arasındaki getiri farkı 146 baz puana çıktı.
Fransa riskinin olası yayılma kanalları
Protestoların uzaması veya bütçenin parlamentodan geçirilmesinin zorlaşması halinde Fransız tahvil faizlerinin yeniden % 5’in üzerine çıkması beklenebilir. Yükselen faiz, devletin borçlanma maliyetini artırarak bütçe sorununu derinleştirebilir ve olumsuz bir döngü yaratabilir.
İkinci risk alanını bankalar oluşturuyor. Fransız bankalarının yüksek miktarda ülke tahvili taşıması, tahvil fiyatlarındaki düşüşün bilançolarda değer kaybı yaratmasına ve finansman maliyetlerini artırmasına yol açabilir. Bu durum BNP Paribas, Societe Genarale ve Credit Agricole üzerinde baskı oluşturabilir.
Üçüncü kanal ise euro olacak. Sorunun Fransa ile sınırlı kalması halinde euro üzerindeki baskı yönetilebilir. Satışların İtalya, İspanya ve diğer yüksek borçlu ülkelere yayılması durumunda euro/dolarda önce 1,12’nin altı, ardından 1,10 bölgesi gündeme gelebilir.
ECB’nin hızlı müdahalesi ise kolay görünmüyor. Fransa halen aşırı bütçe açığı prosedürü altında bulunuyor ve ECB’nin tahvil alım araçlarından yararlanabilmesi için sürdürülebilir mali politika koşullarını karşılaması gerekiyor. Bu nedenle ECB’nin öncelikle Paris yönetiminden bütçe disiplini ve siyasi çözüm beklemesi bekleniyor.
Asya borsalarında satış baskısı öne çıktı
Asya piyasalarında görünüm daha zayıf. Güney Kore’de teknoloji ve çip hisseleri öncülüğünde sert kayıplar yaşanırken Japonya ve Hong Kong endeksleri de geriledi. Bu tablo, Wall Street’teki teknoloji toparlanmasının bölge piyasalarına tam anlamıyla yansımadığını gösteriyor.
Güney Kore’de yapay zeka yatırımlarının sürdürülebilirliği ve yarı iletken şirketlerinin yüksek değerlemeleri sorgulanmaya devam ediyor. MSCI Asya-Pasifik Japonya hariç endeksi yüzde 1’in üzerinde düşerken Güney Kore’deki kayıp yüzde 4’e yaklaştı.
Çin Merkez Bankası faizleri değiştirmedi
Çin Merkez Bankası, bir ve beş yıllık kredi referans faizlerini sırasıyla % 3 ve % 3,5 seviyelerinde sabit tuttu. Faizlerin 17’nci ayda da değişmemesi, üçüncü çeyrekte % 4,5 büyüyen ekonominin ardından Pekin yönetiminin kısa vadede kapsamlı bir parasal teşvik için acele etmediğine işaret ediyor.
Öte yandan büyümenin önemli ölçüde ihracata dayanması ve konut piyasasındaki zayıflığın devam etmesi, iç talebin kırılganlığını koruduğunu gösteriyor. Karar, yuan üzerinde belirgin bir hareket yaratmadı.
Petrol, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerle yükseliyor
Petrol fiyatları yeniden yukarı yöneldi. Brent petrol 109–110 dolar, Batı Teksas türü ham petrol ise 104 dolar civarında bulunuyor. Hürmüz Boğazı’nda tanker saldırıları sürerken bölgedeki petrol akışı savaş öncesi seviyelerin oldukça altında seyrediyor.
Bir tankerin deniz mayınına çarparak patlaması, güvenlik ve sigorta maliyetlerini tekrar artırdı. İran’ın boğazı yedi gün içinde yeniden açma teklifi ise yaptırımların kaldırılması ve bölgesel çatışmaların sona erdirilmesi gibi zor şartlara bağlı.
Jeopolitik riskler ve arz endişeleri petrol fiyatlarını destekliyor. Petrolün mevcut seviyelerde kalması, küresel enflasyon beklentileri ve merkez bankalarının faiz indirim alanı açısından olumsuz bir unsur. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde ise cari denge ve maliyet enflasyonu üzerinde baskı oluşturabilir.
BIST 100’de 11.400 desteği izleniyor
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi dün % 2,49 değer kaybederek 11.430 puandan kapandı. Gün içinde 11.397 seviyesine kadar gerileyen endekste, küresel tahvil faizlerinin yüksek seyri, enerji maliyetlerindeki artış ve yabancı yatırımcıların gelişen ülkelere karşı seçici tutumu kısa vadeli risk iştahını sınırlıyor.
Endekste bugün 11.400 bölgesi ilk önemli destek olarak takip edilebilir. Bu seviyenin altına inilmesi halinde 11.250–11.300 bandı gündeme gelebilir.
| Varlık | Görünüm |
|---|---|
| Nasdaq | % 1,1 yükseldi |
| S&P 500 | % 0,4 yükseldi |
| BIST 100 | % 2,49 geriledi |
| Brent petrol | 109–110 dolar |
| Batı Teksas türü petrol | 104 dolar |
Günün veri ve haber akışı
ABD’de S&P 500 ve Dow vadeli kontratları yataya yakın hafif pozitif seyrederken Nasdaq vadeli işlemlerinde sınırlı ve dalgalı bir görünüm var. Avrupa vadelileri ise daha zayıf bir açılışa işaret ediyor. Fransa’daki protestoların bütçe sürecini zorlaştırabileceği endişesi, yükselen tahvil faizleri ve enerji fiyatları Avrupa piyasaları üzerinde baskı kuruyor.
Günün devamında Avrupa’da Almanya ZEW beklenti endeksi, Euro Bölgesi inşaat üretimi ve tahvil ihaleleri izlenecek. ABD’de Türkiye saatiyle 15.30’da konut başlangıçları ve inşaat izinleri, 17.00’de bekleyen konut satışları açıklanacak.
Beklentilerin üzerindeki veriler, ABD ekonomisinin yüksek faizlere rağmen dayanıklı olduğu algısını güçlendirebilir. Böyle bir tablo tahvil faizleri ve doları yukarı taşırken hisse senetleri ile gelişen ülke varlıklarını baskılayabilir. Zayıf veriler faizlerde sınırlı düşüş sağlayabilir; ancak bu kez büyüme endişelerini öne çıkarabilir.
Günün son bölümünde ABD petrol stokları, şirket bilançoları ve Fransa’dan gelecek siyasi haberler piyasaların yönünde belirleyici olacak. (M. BAKİ ATILAL)
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yat