ABD’nin kamu borcu ağustosta 40 trilyon dolara çıkarken, 30 Eylül’de tamamlanan 2026 mali yılının bütçe açığı yaklaşık 2 trilyon dolar olarak kayda geçti.
Bütçe açığında son yılların en yüksek artışı
Hazine verileri, açığın önceki mali yıla göre yüzde 12 büyüdüğünü gösterdi. Bu artış, Covid-19 dönemindeki harcama yükselişlerinden bu yana görülen en yüksek seviyeye işaret etti.
Sosyal güvenlik ödemeleri, vergi indirimleri, savunma harcamalarındaki artış ve faiz giderleri bütçe açığını genişleten başlıca unsurlar oldu. ABD’nin faiz ödemeleri 1,36 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaşırken, açığın ekonomiye oranı yüzde 6,2’ye yükseldi. Analistlerin sürdürülebilir bulduğu yıllık açık oranı ise yaklaşık yüzde 3 düzeyinde bulunuyor.
Hazine tahvillerindeki yükümlülük 32 trilyon dolar
Toplam kamu borcunun büyük bölümünü oluşturan Hazine tahvillerinde yatırımcılara karşı yükümlülük yaklaşık 32 trilyon dolara çıktı. Borcun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı da yüzde 100 civarında seyrediyor.
Ekonomistler, güçlü ekonomik büyümenin borç üzerindeki baskıyı azaltabileceğini ifade ediyor. Ancak uzmanlar, yalnızca büyümeye güvenilmesinin yükselen faiz ve borçlanma maliyetlerini denetlemek için yeterli olmayabileceği uyarısını yapıyor.
Tarife gelirleri iadeler nedeniyle zayıfladı
Trump yönetiminin ithalat tarifelerinden sağladığı gelirler, Yüksek Mahkeme’nin bazı tarifeleri iptal etmesinin ardından geriledi. Hükümetin 145 milyar dolarlık tarife iadesi yapmak zorunda kalması, bu gelirlerin bütçeye sunduğu katkıyı büyük ölçüde düşürdü.
Yüksek tahvil getirileri tüketici maliyetlerini artırıyor
Tahvil getirilerindeki yükseliş, ABD’de tüketicilerin finansmana erişim maliyetini de yukarı çekiyor. Freddie Mac verilerine göre 30 yıllık konut kredisi faizi yakın dönemde yüzde 7,40’a yükseldi.
Hayat pahalılığı ve borçlanma giderlerindeki artış, 3 Kasım’daki Kongre ara seçimleri öncesinde seçmenlerin başlıca endişeleri arasında yer alıyor.