Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile 27 Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onayladı. Yaklaşık yedi yıl sonra alınan karar, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ve jeopolitik dengeler açısından önem taşıyor.
Anlaşmanın kapsamı ve süreci
Türkiye ile Libya arasındaki mutabakatın onay işlemleri 8 Aralık 2019’da tamamlanmış, anlaşma bu yılın ekim ayında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından da tescil edilmişti. Düzenleme, iki ülkenin Akdeniz’de belirlenen sınırlar kapsamında doğal kaynaklar üzerinde hak talep edebilmesini öngörüyor.
Anlaşma, dönemin Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşmesinin ardından imzalandı. Metinle Libya’da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğe katkı sunulması ve karşılıklı fayda temelinde ilişkilerin mümkün olan tüm alanlarda geliştirilmesi hedeflendi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, anlaşmayı 2020’de BM Şartı’nın 102. maddesi uyarınca onayladı. Hakkaniyet ilkesi ve uluslararası hukuk kuralları temelinde hazırlanan düzenleme, Türkiye ve Libya’nın Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarını korumayı amaçlıyor.
Anlaşmaya karşı çıkan ülkeler
BM onayına karşın Mısır, Avrupa Birliği (AB), Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) anlaşmaya itiraz etti.
Yunanistan, tepkisini göstermek amacıyla o dönemde Libya’nın Atina Büyükelçisi olan Muhammed el-Menfi’ye mutabakatın içeriğini sunması için ültimatom verdi. El-Menfi’nin bu talebe uymaması üzerine Atina yönetimi kendisini istenmeyen adam ilan etti.
Aralık 2019’da Yunanistan’ı 72 saat içinde terk etmesi istenen El-Menfi, Libya’ya dönüşünden yaklaşık 1,5 yıl sonra Libya Başkanlık Konseyi Başkanı olarak ülke yönetiminin başına geçti.
El-Menfi, göreve başlamasından bir ay sonra kendisini istenmeyen adam ilan eden Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ı Trablus’ta kabul etti.