Küresel piyasalarda haftanın gündemini enerji arzı kaynaklı enflasyon riski, merkez bankalarının faiz politikaları ve büyümenin dayanıklılığı belirlerken, Türkiye’de gözler 22 Ekim’de açıklanacak TCMB faiz kararına çevrildi.
TCMB kararında mesajlar öne çıkacak
Piyasanın temel beklentisi, TCMB’nin politika faizini 100 baz puan indirerek %37’den %36’ya çekmesi yönünde. Bu adımın büyük ölçüde fiyatlandığı ortamda TL varlıkların yönünü, indirimden çok karar metnindeki enflasyon değerlendirmesi, sürecin hızı ve gelecek toplantılara ilişkin yönlendirme belirleyecek.
Beklentilere paralel 100 baz puanlık indirim ile temkinli bir iletişim TL varlıklar açısından dengeli karşılanabilir. Daha güçlü bir indirim ise petrol fiyatlarının yüksek, enflasyon beklentilerinin katı seyrettiği mevcut koşullarda kur ve uzun vadeli tahvil getirileri üzerinde baskı oluşturabilir.
TCMB’nin ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yıl sonu enflasyon beklentisi %29,6 olurken, 12 ay sonrası beklenti %23,9’a yükseldi. Bu nedenle faiz indirim sürecinin yalnızca mevcut enflasyon oranı değil, beklentiler ve küresel finansal koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Haftanın küresel gündemi
ABD’de 28 Ekim Fed toplantısı öncesinde cuma günü açıklanacak imalat ve hizmet PMI verileri ile üçüncü çeyrek bilançoları izlenecek. Fed üyelerinin toplantı öncesi sessizlik dönemine girmesi, makroekonomik göstergelerin fiyatlamalardaki ağırlığını artırıyor.
Güçlü veriler büyüme açısından olumlu bir tablo çizse de faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisini güçlendirebilir. Bu senaryo tahvil faizlerini yükselterek yüksek çarpanlı teknoloji hisselerini zorlayabilir. Zayıf veriler ise faiz indirimi beklentilerini desteklerken şirket kârlılıklarına ilişkin endişeleri artırabilir. Tesla, Meta, Netflix ve diğer büyük şirketlerin sonuçlarında kârın yanı sıra yapay zeka yatırımlarının geri dönüşü, sermaye harcamaları ve ileriye dönük beklentiler takip edilecek.
Avrupa’da Almanya ve Euro Bölgesi’nin cuma günü açıklanacak PMI verileri sanayi toparlanmasının gücüne ilişkin sinyal verecek. İngiltere’de çarşamba günü yayımlanacak eylül enflasyonunun %3,1’den %3,4’e yükselmesi bekleniyor. Beklentiyi aşan bir veri, İngiltere Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürmesi beklentisini güçlendirebilir; sterlini desteklerken tahvil getirilerini yukarı taşıyabilir.
Cuma günü Moody’s’in Fransa, S&P’nin Almanya ve Scope’un İtalya için takvimde yer alan kredi notu değerlendirmeleri de izlenecek. Fransa’nın mali görünümünde olası olumsuz bir sürpriz, Avrupa tahvil piyasalarında risk primlerinin yeniden fiyatlanmasına yol açabilir.
Asya’da Çin ve Japonya verileri izlenecek
Asya piyasalarında bugün açıklanacak Çin’in üçüncü çeyrek büyüme, sanayi üretimi ve perakende satış verileri öne çıkıyor. Veriler, iç talep ile üretim arasındaki dengeyi göstermesinin yanı sıra bakır, demir cevheri ve petrol gibi emtiaların talep görünümü açısından da önem taşıyor.
Japonya’da cuma günü açıklanacak enflasyon verisi, Japonya Merkez Bankası’nın normalleşme sürecine ilişkin beklentileri etkileyebilir. Yukarı yönlü sürpriz yenin değer kazanmasına ve Japon tahvil getirilerinin yükselmesine neden olabilir. Güney Kore’nin perşembe günkü faiz kararı da bölge para birimleri ve teknoloji hisseleri bakımından takip edilecek.
Tahvil ve yabancı yatırımcı hareketleri
Faiz indirimi kısa vadeli tahvil getirilerini aşağı çekebilir. Ancak uzun vadeli tahvillerde yönü enflasyon beklentileri ve para politikasına duyulan güven belirleyecek. Bu nedenle politika faizindeki düşüşün uzun vadeli getirilerde aynı ölçüde karşılık bulması beklenmeyebilir.
2–9 Ekim haftasında yabancı yatırımcılar hisse senedi piyasasında yaklaşık 248 milyon dolarlık satış yaparken tahvil piyasasında 451 milyon dolarlık alım gerçekleştirdi. Ayrışma, TL faiz getirisine yönelik ilginin hisse senedi risk iştahından farklılaştığına işaret ediyor.
Petrol, altın ve sanayi metalleri
S&P, 16 Ekim’deki takvimli gözden geçirmesinde yeni bir değerlendirme yayımlamadı. Böylece Türkiye’nin BB− kredi notu ve durağan görünümünde değişiklik olmadı.
Brent petrol geçtiğimiz haftayı yaklaşık 110 dolar seviyesinde tamamladı. Orta Doğu kaynaklı arz risklerinin etkili olduğu bu ortamda petrolün yüksek seviyelerde kalıcı olması, enerji ithalatçısı ekonomilerde enflasyon, cari açık ve büyüme üzerinde eş zamanlı baskı yaratabilir.
Jeopolitik riskler altına yönelik güvenli liman talebini destekliyor. Buna karşın ABD tahvil getirileri ile reel faizlerin yüksek seyretmesi, faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini sınırlıyor. Bu nedenle jeopolitik tansiyondaki artış, altın fiyatlarının mutlaka aynı yönde hareket edeceği anlamına gelmiyor.
Gümüş ve bakırda Çin verileri ile küresel PMI sonuçları belirleyici olacak. Çin sanayi üretimi ve iç talebindeki toparlanma işaretleri endüstriyel metalleri destekleyebilirken, küresel büyüme görünümündeki zayıflama baskı yaratabilir.
| Gündem | Takip edilecek gelişme |
|---|---|
| Türkiye | 22 Ekim TCMB faiz kararı |
| ABD | 28 Ekim Fed toplantısı öncesi PMI ve bilançolar |
| Avrupa | İngiltere enflasyonu, Euro Bölgesi PMI ve kredi notları |
| Asya | Çin büyümesi, Japonya enflasyonu ve Güney Kore faiz kararı |
Hafta boyunca büyüme ve enflasyon arasındaki denge yeniden sınanacak. Merkez bankası kararları, şirket bilançoları ve jeopolitik gelişmelerin aynı anda fiyatlanması nedeniyle piyasa oynaklığının yüksek kalması bekleniyor.
Günün önemli şirket haberleri (19/10/2026)
- Bakır fiyatları arz sıkıntısıyla yükselişe geçti
- Bulls Portföy’den tasfiye açıklaması: 15 fonun işlemleri tamamlandı
Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatır