Küresel faizlerin ve petrol fiyatlarının yükseldiği, fon tasfiye sürecine ilişkin belirsizliğin sürdüğü ortamda BIST 100, %2,03 değer kaybederek 12.122,94 puana indi.
Küresel piyasalarda faiz ve petrol baskısı
Yatırımcılar güne tahvil getirilerindeki artış, petrol fiyatlarındaki yeni yükseliş ve Fed’in şahin mesajlarıyla temkinli başladı. ABD’nin 10 yıllık tahvil ihalesine gelen güçlü talep kısa süreli bir rahatlama sağlasa da yapay zeka yatırımlarının daha fazla borçla finanse edilmesi ve küresel kamu borcuna ilişkin kaygılar, uzun vadeli faizleri yüksek tutuyor.
ABD vadeli işlemlerinde S&P 500 ve Nasdaq kontratları yaklaşık % 0,1 gerilerken Dow Jones vadeli kontratları yataya yakın hafif negatif seyrediyor. Avrupa’da Euro Stoxx 50, DAX ve FTSE 100 vadeli endeksleri büyük ölçüde yatay. Buna karşın ABD 10 yıllık tahvil faizinin % 5,30 civarında kalması ve petrolün yükselişini sürdürmesi, özellikle teknoloji ile yüksek değerlemeli büyüme hisselerinde satış baskısını artırabilir.
Asya tarafında riskten kaçış daha belirgin. Nikkei yaklaşık % 1,1, Güney Kore piyasası % 2,1 ve Japonya dışı MSCI Asya Pasifik endeksi yaklaşık % 1,2 düşüyor. Satışlarda Fed’in sıkı para politikası mesajlarının yanı sıra teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarını borçlanmayla finanse etmesi de etkili oluyor. Kamu ve şirket tahvillerinin aynı yatırımcı kaynağı için rekabet etmesi, küresel kredi piyasasında yeni arz baskısı yaratırken uzun vadeli borçlanma maliyetlerini yüksek tutabilir.
Fed tutanakları ve Avrupa mali riskleri izleniyor
Fed’in eylül toplantısına ilişkin tutanaklarda üyelerin çoğu, enflasyonu ekonomik görünümün en önemli riski olarak değerlendirdi. Üyelerin büyük bölümü yıl sonuna kadar ek faiz artışına açık olsa da metin, art arda yeni sıkılaşma adımlarına işaret etmedi. Piyasa, 28 Ekim toplantısında faizin sabit bırakılmasını; aralıkta ise 25 baz puanlık artış ihtimalinin korunmasını fiyatlıyor.
Bu beklentiler doları destekliyor. Dolar endeksi 102,25 civarında ve yaklaşık 18 ayın en yüksek bölgesinde bulunuyor. Euro, doların gücü ile Fransa’nın bütçe ve borç sürdürülebilirliğine yönelik endişelerin etkisiyle 17 ayın dip bölgesine geriledi. Fransa tahvillerindeki satışların İtalya ve Yunanistan gibi yüksek borçlu ülkelere yayılması, riskin yalnızca Fransa’ya özgü görülmediğini ortaya koyuyor.
ABD tahvil ihalesi geçici rahatlama sağladı
ABD’nin dün düzenlediği 39 milyar dolarlık 10 yıllık tahvil ihalesi güçlü taleple karşılandı. İhale öncesinde % 5,35–5,36 seviyesine çıkan 10 yıllık tahvil faizi, sonrasında % 5,28 civarına çekildi; ancak bu sabah yeniden % 5,30 çevresinde işlem görüyor.
İhale kısa vadeli bir rahatlama yaratsa da tahvil piyasasındaki yapısal baskıyı ortadan kaldırmadı. ABD’nin artan bütçe finansmanı ihtiyacı ve teknoloji şirketlerinin büyük ölçekli borçlanma planları, uzun vadeli faizlerde kalıcı düşüşü zorlaştırıyor.
Petrol 100 doların üzerinde
Körfez’de ticari gemilere yönelik saldırıların artması petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. Brent % 2’nin üzerinde yükselerek 102,30 dolara, WTI ise 89,80 dolar civarına çıktı.
Petroldeki yükseliş, yalnızca enerji piyasasını ilgilendirmiyor. Fiyatların 100 doların üzerinde kalması küresel enflasyon beklentilerini güçlendirebilir, merkez bankalarının faiz indirimi alanını daraltabilir ve enerji ithalatçısı ülkelerin cari dengesini bozabilir.
BIST 100’de fon tasfiyesi baskısı
BIST 100, gün içinde 12.048 ile 12.390 puan arasında hareket ettikten sonra %2,03 düşüşle 12.122,94 puandan kapandı. Endeksin kısa vadeli görünüm açısından önemli 12.300 desteğini aşağı kırması dikkat çekti.
Endeksteki satışları yalnızca küresel piyasalardaki zayıflıkla açıklamak mümkün değil. Fon tasfiye süreci, küçük ve orta ölçekli hisselerdeki likidite sorunu, yükselen petrol fiyatları ve küresel tahvil getirilerindeki artış, Borsa İstanbul üzerindeki baskıyı aynı anda artırıyor.
TCMB’nin fon piyasasına yönelik likidite desteği ile FTSE’nin Türkiye’nin “Advanced Emerging” statüsünü koruması sistemik riskleri sınırlıyor. Ancak bu gelişmeler, henüz geniş tabanlı ve kalıcı bir yabancı yatırımcı girişini sağlayacak güçte değil. Yabancı yatırımcıların odağında dezenflasyonun sürekliliği, TCMB’nin politika güvenilirliği, kur istikrarı ve küresel faizlerin seyri bulunuyor.
TCMB’den fon piyasasına hedefli tedbirler
TCMB Başkanı Fatih Karahan, önceki günkü açıklamasında sorunlu fonlardaki gelişmelerin finansal sistemin geneline yayılmadığını ve şu aşamada sistemik risk görülmediğini belirtti. Karahan, 17 Eylül sonrasında başlayan dalgalanmanın sağlıklı para piyasası fonlarına ve bankacılık sistemine sıçramaması için hedefli likidite adımları atıldığını söyledi.
- Repo fonlaması 300 milyar TL’ye çıkarıldı.
- Bankaların TCMB’den borçlanma limitleri 10 kat artırıldı.
- Teminatlara uygulanan iskonto oranları düşürüldü.
- Bankaların bloke tutmak zorunda olduğu TL zorunlu karşılıklarda rahatlama sağlandı.
- Tahvil piyasasındaki zorunlu satışları sınırlamak için tahvil alımları hızlandırıldı.
Bu önlemler, sorunlu fonların zararını Merkez Bankası kaynaklarıyla karşılamayı değil, fonlardan çıkan yatırımcıların oluşturduğu nakit ihtiyacının tahvil ve para piyasalarında zincirleme satışa dönüşmesini önlemeyi amaçlıyor.
Karahan’ın aktardığına göre fonlardan çıkan paranın önemli kısmı bankalara yöneldi ve mevduatlarda yaklaşık 800 milyar TL artış gerçekleşti. Bu tablo, finansal sistemden büyük çaplı bir para çıkışından ziyade fonlardan mevduata geçiş yaşandığına işaret ediyor.
17 fonda ödeme süreci başlıyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamasına göre bugün, olağan tasfiye kapsamındaki üç portföy yönetim şirketine ait 17 fonda ödeme yapılacak. Şirketler şöyle:
- A1 Capital Portföy Yönetimi
- Bulls Portföy Yönetimi
- Pardus Portföy Yönetimi
Bu 17 fonda toplam 43.643 yatırımcı bulunuyor. Ödemelerde Hazine veya TCMB kaynağı kullanılmayacak; yatırımcılara fonların netleşmiş kendi varlıklarından ödeme yapılacak.
Ödemelerin başlaması, sürecin yalnızca hukuki açıklamalar düzeyinde kalmadığını ve fiili aşamaya geçtiğini göstermesi bakımından yatırımcı güveni açısından olumlu. Fonlarını satamayan yatırımcıların nakde ulaşması piyasa belirsizliğini bir miktar azaltabilir. Ancak bu adım, 131 fonun tamamındaki sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor.
| Gösterge | Veri |
|---|---|
| Ödeme yapılacak fon sayısı | 17 |
| Bugünkü ödeme grubundaki yatırımcı sayısı | 43.643 |
| Tasfiye kapsamındaki toplam fon | 131 |
| Tasfiye kapsamındaki tekil yatırımcı | 455.758 |
SPK verilerine göre tasfiye kapsamındaki 7 şirkete ait 131 fonda 455.758 tekil yatırımcı bulunuyor. Bugün ödeme alacak 43.643 kişilik grup, sürecin ilk ve daha kolay sonuçlandırılabilen bölümünü oluşturuyor.
Yurt içinde ve yurt dışında izlenecek veriler
Yurt dışında ECB toplantı tutanakları, ABD haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve Fed üyelerinin açıklamaları takip edilecek. Yurt içinde ise TCMB’nin haftalık rezerv verileri ile yabancı yatırımcıların hisse senedi ve devlet tahvili işlemleri izlenecek. Günün yönünde ekonomik verilerin yanı sıra küresel faiz, petrol ve fon piyasalarındaki gelişmeler de belirleyici olacak.