Ifo’nun analizine göre Almanya’da sanayi AR-GE’sinin yalnızca yüzde 20’si ilaç, yarı iletken ve havacılık-uzay gibi yüksek teknoloji alanlarına yöneliyor. Bu oran, yüzde 68’lik paya sahip ABD’nin oldukça gerisinde kalırken, Fransa yüzde 46 ile Almanya’nın önünde yer alıyor.
Almanya’nın yüksek teknoloji payı 1995’ten beri düşüyor
Münih merkezli Ifo, ülkelerin AR-GE harcamalarının ekonomik büyümeye etkisini “Almanya’nın Orta Teknoloji Tuzağı” başlıklı analizle inceledi. Veriler, Almanya ile yüksek teknoloji araştırmalarında öne çıkan ülkeler arasındaki farkın yıllar içinde büyüdüğünü gösteriyor.
Almanya’nın yüksek teknoloji harcamalarının toplam içindeki payı 1995’te yüzde 32 iken, 2023’te yüzde 20’ye geriledi. Aynı dönemde ABD’de bu oran yüzde 57’den yüzde 68’e çıktı. Almanya’nın komşusu Fransa ise yüzde 46’lık payla orta sıralarda bulunuyor.
Alman AR-GE kaynaklarının 4’te 3’ü halen otomotiv, makine mühendisliği ve kimya gibi “orta ölçekli teknolojiler” olarak tanımlanan sektörlere aktarılıyor. Almanya bu geleneksel alanlarda küresel liderler arasında yer alsa da yüksek teknolojiye geçişte zorlanıyor.
Yüksek teknoloji yatırımı büyümeyi destekliyor
Ifo ekonomistleri, 18 ülkenin 2000-2024 dönemine ilişkin verilerini inceleyerek AR-GE harcamalarının yapısı ile ekonomik büyüme arasındaki bağlantıyı analiz etti.
Sonuçlara göre, bir ülkenin yüksek teknolojiye ayırdığı pay herhangi bir yılda 10 yüzde puan daha yüksek olduğunda, izleyen 5 yıl boyunca kişi başına reel ekonomik büyüme yıllık ortalama yaklaşık 0,5 yüzde puan artıyor.
Almanya’nın AR-GE harcamalarında yüksek teknoloji payı, yüzde 38 olan uluslararası ortalamaya ulaşsaydı, orta vadede kişi başına düşen Gayri Safi Yurt İçi Hasılada (GSYH) yıllık yaklaşık 0,9 yüzde puan ilave büyüme sağlanabilecekti.
Ifo’dan politika yapıcılara inovasyon çağrısı
Ifo İnovasyon Ekonomisi ve Dijital Dönüşüm Merkezi Başkanı Prof. Dr. Oliver Falck, Almanya’nın araştırma faaliyetlerini geleneksel sanayi sektörlerinde yoğunlaştırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Almanya, araştırmalarını geleneksel sanayi sektörlerinde yoğunlaştırıyor. Öte yandan, genel araştırma harcamalarındaki düzey farkları dikkate alındığında bile, yüksek teknoloji araştırmalarının payı daha fazla olan ülkeler genellikle çok daha güçlü büyüyor”
Ifo araştırmacısı Yuchen Guo ise yalnızca toplam araştırma bütçesini büyütmeye odaklanan hedeflerin yeterli olmadığını vurguladı. Guo, “Burada kritik olan sadece harcamanın miktarı değil, bu kaynağın daha yüksek büyümeye yol açan teknolojilere tahsis edilip edilmediğidir. Siyasi karar alıcılar, şirketler için riskli ve çığır açıcı inovasyon projelerini daha cazip hale getirecek çerçeve koşulları oluşturmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Analizde, bu hedef doğrultusunda inovasyonu destekleyen bir vergi sisteminin kurulması ve risk sermayesine erişimin kolaylaştırılması gerektiği ifade edildi.