2008 küresel finans krizini önceden öngörmesiyle tanınan Nouriel Roubini, Dubai’deki SuperReturn konferansı sonrasında verdiği röportajda yatırım tercihini açıkladı. “Kriz Kâhini” olarak bilinen ekonomist, mevcut ekonomik, finansal ve jeopolitik riskler nedeniyle Bitcoin yerine fiziki altını daha mantıklı bulduğunu söyledi.
Altın ve Bitcoin performanslarını karşılaştırdı
Roubini, altın ile “dijital altın” olarak nitelendirilen Bitcoin’in geçen yılki performanslarına dikkat çekti. Altının yüzde 60 değer kazandığını, Bitcoin’in ise yüzde 5 gerilediğini belirten ekonomist, kripto varlıklardaki yüksek oynaklığın yatırım kararlarında dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Kendi tercihi açısından kripto paralar yerine fiziki altını öne çıkaran Roubini, yatırımcılara portföylerini tek bir pazara bağlı bırakmamalarını tavsiye etti. Bu kapsamda Asya, Orta Doğu ve gelişmekte olan piyasalar gibi farklı bölgelerde çeşitlendirme yapılmasını önerdi.
Yapay zeka hisselerinde düzeltme olasılığı
Yapay zeka sektörünü de değerlendiren Roubini, bazı şirketlerin aşırı değerlenmiş olabileceğini ve piyasada düzeltme yaşanabileceğini ifade etti. Ancak böyle bir hareketin küresel ekonomi açısından büyük bir tehdit yaratmayacağını savundu.
Ekonomist, günümüzdeki teknoloji şirketlerinin 2000 yılındaki dot-com balonu dönemindeki şirketlere kıyasla daha güçlü gelir ve kârlılık yapısına sahip olduğunu belirtti. Yapay zeka, robotik, yarı iletkenler ve biyoteknoloji alanlarının uzun vadeli büyümeyi destekleyeceğini söyledi.
Roubini’ye göre teknolojik ilerleme yalnızca ABD’deki şirketlerle sınırlı kalmayacak. Japonya, Güney Kore, Tayvan, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri fırsat barındıran ülkeler arasında yer alırken, Birleşik Arap Emirlikleri özellikle yapay zeka yatırımlarıyla öne çıkıyor.
Suriye ve Irak için büyüme beklentisi
Orta Doğu ekonomilerine ilişkin görüşlerini de paylaşan Roubini, Suriye ve Irak’ın uzun vadede yüksek büyüme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Suriye’de siyasi istikrarın güçlenmesi ve Körfez ülkelerinden gelebilecek yeniden yapılanma yatırımlarının toparlanmayı hızlandırabileceğini belirtti.
Irak’ın ise sahip olduğu zengin petrol ve enerji kaynakları sayesinde bölgesel istikrardan yararlanabileceğini ifade etti. Roubini, artan kamu borçları, yüksek tahvil faizleri ve jeopolitik gerilimlerin risk unsuru olmaya devam ettiğini de hatırlattı.
Borç sürdürülebilirliği gibi konuların önemini koruduğunu belirten ekonomist, buna karşın teknolojik yeniliklerin küresel ekonominin geleceğinde daha belirleyici bir rol üstleneceğini sözlerine ekledi.