ABD’de 3 Kasım’da yapılan ara seçimlerde Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması, Donald Trump’ın görev süresinin son iki yılında dış politikaya daha fazla odaklanabileceği değerlendirmelerini beraberinde getirdi.
Trump yönetimine Kongre denetimi artacak
Associated Press projeksiyonlarına göre Demokratlar Iowa, Kansas, Kuzey Carolina, Ohio, Güney Carolina ve Teksas’ta Cumhuriyetçilerden sandalye alarak Senato çoğunluğunu elde etti. Temsilciler Meclisi’nde de kontrolü sağlayan parti, yönetimin harcamalarını inceleme, bütçe kararlarında etkili olma ve Trump’ın dış politika tercihlerine karşı çıkma konusunda daha geniş yetki kazandı.
Chatham House ABD ve Kuzey Amerika Programı Direktörü Laurel Rapp, CNBC’ye yaptığı değerlendirmede Trump’ın denetim ve soruşturmalar bakımından daha fazla sınırlamayla karşılaşabileceğini, buna karşın dış politikada önemli bir hareket alanını koruyacağını söyledi.
German Marshall Fund misafir kıdemli araştırmacısı J.C. Lintzenich de ara seçimlerin başkanı değil, Kongre’nin yapısını değiştirdiğini vurguladı. Lintzenich, CNBC’ye yaptığı açıklamada ABD başkanının hâlâ geniş yetkilere sahip olduğunu ve İran’daki çatışmayla Rusya-Ukrayna savaşındaki belirsizliğin sürdüğünü belirtti.
İran savaşı için yetki ve bütçe tartışması
Rapp, yükselen akaryakıt ve gıda fiyatları ile enflasyonun İran savaşını seçim döneminin öne çıkan konularından biri haline getirdiğini ifade etti. Trump, 28 Şubat’ta İsrail ile birlikte düzenlenen saldırılarla savaşı başlatmıştı.
Demokratların, yönetimin yetkilerini sınırlamak amacıyla Temsilciler Meclisi ve Senato’da oylama yapabileceğini belirten Rapp, Kongre’nin bütçe yetkisini kullanarak ABD ordusu ile İran operasyonlarına ayrılan finansmanı azaltmaya çalışabileceğini söyledi.
İki kanatta da çoğunluğu elde eden Demokratlar, Trump’ın çatışmaya ABD’nin katılımını sona erdirmesini öngören düzenlemeleri gündeme taşıyabilir. Ancak bu tür bir düzenlemenin başkanlık vetosuna rağmen yasalaşması için Kongre’de vetoyu aşacak sayıda oy bulunması gerekiyor.
Lintzenich, dış politikanın başkan ve onun atadığı yetkililer tarafından yürütüldüğünü hatırlatarak Kongre’deki değişimin yürütmenin bu alandaki yetkilerini ortadan kaldırmadığını söyledi. Bununla birlikte yeni dönemde, özellikle Ukrayna’ya sağlanan ve yasal düzenlemelere dayanan finansman başta olmak üzere bütçe harcamalarının daha sıkı incelenebileceğini kaydetti.
Önceki Kongre’nin Beyaz Saray’a karşı daha esnek davrandığını belirten Lintzenich, Demokratların iki kanatta çoğunluğu sağlamasıyla yasama, bütçe ve denetim yetkilerinin daha etkin kullanılacağını, yönetimin mevcut yasalara ve Kongre kararlarına uyumunun daha yakından izleneceğini ifade etti.
ING: Zafer piyasaları destekleyebilir, belirsizlik sürüyor
ING analistleri Michiel Tukker ve Benjamin Schroeder, Demokratların ara seçimlerdeki belirleyici başarısının piyasalar açısından görece istikrar yaratabileceğini ancak önümüzdeki dönemde önemli belirsizliklerin devam edeceğini değerlendirdi.
Analistler, Demokratların kazanmasının temel senaryo olduğunu, ancak zaferin büyüklüğünün piyasalar bakımından yeni sonuçlar doğurduğunu belirtti. Seçim sonucuna itiraz edilmesi ihtimalinin düşük kalması, Trump’ın sonucu kabul etmesi ve yeni Kongre’nin ocak ayında göreve başlayacak olması siyasi geçişi kolaylaştırabilir. Ayrıca Kongre’nin iki parti arasında bölünmesinden kaynaklanabilecek siyasi tıkanıklık riski de ortadan kalktı. Analistlere göre bu görünüm piyasa duyarlılığını destekleyebilir.
ING, Demokratların başarısının hisse senedi piyasalarında devam eden yapay zeka kaynaklı endişelerle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Veri merkezlerinin seçim döneminde önemli gündem başlıklarından biri olduğuna işaret eden analistler, Demokratların yapay zeka sektöründe hükümetin serbest piyasa yaklaşımından daha sıkı politikaları savunduğunu belirtti.
ABD ekonomik büyümesinin önemli ölçüde yapay zeka yatırımlarına dayandığını ifade eden ING analistleri, sektöre yönelik daha sert politikaların zaman içinde büyüme üzerinde baskı yaratabileceğini kaydetti. Kısa vadede büyük politika değişiklikleri beklenmese de bu eğilimin yakından izlenmesi gerektiği belirtildi.
Enflasyon ve faiz görünümünde yeni riskler
ING analistlerine göre Trump’ın dış politika yetkilerini koruması, enflasyon görünümündeki belirsizliklerin sürmesine yol açıyor. İran savaşının henüz bitmediğine dikkat çeken analistler, petrol fiyatlarının seçim sonuçlarına sınırlı tepki verdiğini belirtti.
Paratic Piyasalar verilerine göre ABD tipi (WTI) ham petrol dün 95,78 dolardan kapanırken bugün TSİ 11.58’e kadar 94,16 – 96,26 dolar aralığında işlem gördü.
Trump’ın sık kullandığı politika araçlarından gümrük tarifelerinin yeniden gündeme gelebileceğini belirten analistler, piyasaların enflasyon verilerindeki sürprizlere duyarlı olduğunu vurguladı. Enflasyon belirsizliğine yeni bir unsur eklenmesinin faizlerin daha da yükselmesine neden olabileceği değerlendirildi.
14 Ekim’de açıklanan son verilere göre ABD’de enflasyon Eylül’de yıllık yüzde 3,7, aylık yüzde 0,3 arttı. Yıllık çekirdek enflasyon yüzde 2,4’ten yüzde 2,6’ya çıkarak yüzde 2,5’lik beklentiyi aştı.
Aylık çekirdek enflasyon ise yüzde 0,3’te sabit kaldı. Böylece oran, Ağustos ayıyla aynı seviyede gerçekleşirken yüzde 0,2’ye gerileyeceği yönündeki tahminlerin tersine hareket etti.
Doların beklentilerin üzerindeki enflasyon verisi sonrasında yükselmesi, Fed’in para politikasını sıkı tutabileceği ve faiz artışına gidebileceği beklentilerini destekledi.